Akbük Rum Ortodoks Kilisesi Neye "KURBAN" Edildi?

VİDEO HABER.. Yetkilileri göreve çağırıyoruz...

Akbük Rum Ortodoks Kilisesi Neye "KURBAN" Edildi?

VİDEO HABER.. Yetkilileri göreve çağırıyoruz...

12 Ağustos 2020 - 00:10

Milet Antik Kenti ile Apollon Tapınağı başta olmak üzere tarihi değerler üzerinde bulunan, Akbük Mahallesinde bulunan tarihi Rum Kilisesi kaderine terk edilmiş şekilde zamana direniyor.


 
19 yüzyılda Ortodoks mezhebine göre yapılmış Akbük Rum Ortodoks Kilisesi bakımsızlıktan çürümüş bir vaziyette ve kullanılamaz halde. Bir müddet okul olarak kullanılan tarihi kilise, daha sonra ilçedekiler tarafından depo olarak kullanıldığı öğrenilen kilisenin, Depo işlevi sırasında çıkan yangın sonucunda okul olarak kullanılşdığı dönemde yapılan asma kat yıkılmış ve yapıda bulunan süsleme ve sıvalar zarar görmesi üzerine son olarak AK Partili eski Akbük Belediye Başkanı İbrahim Şam tarafından Mimar M. Fikri Aktan’a restorasyonu yaptırılarak ziyaretçilere açıldığı öğrenildi.
 
Aydın’ın kültür ve turizmi bir arada bulunduran ender ilçelerden biri olan ilçemizde tarihi değerin göz göre göre yok olması vatandaşlarında tepkisini çekiyor.
Kilisenin tarihi ve şekli ise tarih sayfalarında şu şekilde geçmektedir; “Kilise tek nefli 7,64×14,50 m dış ölçülerindedir. Yapı dikdörtgen plandadır. Yapının doğu bölümünde apsis yer almaktadır. Yapının güney kapısında bir kapı ve iki pencere bulunmaktadır. Bu pencereler üzerinde bulunan mermer alınlarda iklim şartlarından dolayı bir aşınma söz konusudur. Kuzey cephe ve batı cephesinde de birer kapı ve ikişer pencere bulunmaktadır. Bu kapı ve pencerelerin oluşumları birbirlerinden belirli oranlarda ayrılmaktadır.
Yapı malzemesi olarak duvarlarda moloz taş kullanılmış olup yüzeyler sıvalıdır. Bu sıva sonradan yapılmış olup iç mekanda bulunan tüm fresklerin üzeri kapatılmıştır. İç mekanda yer yer derin çatlaklar ve dökülmeler söz konusudur. Yapının etrafında bir duvar oluşumu algılanmaktadır. Bu oluşumun sonunda bir kapı bulunmaktadır. Bu kapının üzerinde 1893 yılı sergilenmekte bu tarihin neyi simgelediği anlaşılamamaktadır. Bir diğer tarih de binanın güney cephesinde bulunan giriş kapısında yer almaktadır. Burada bulunan tarih ise 1870 yılını göstermektedir.

2015 yılında Aydın Denge Gazetesi Muhabiri Ediz Verdioğlu'nun haberine göre Didim Belediye Başkanı A. Deniz ATABAY, Akbük Kilisesi hakkında ;
"RESTORASYON PROJESİ HAZIRLANACAK"
 
Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay, hafta içerisinde tespitte bulunduklarını ve belediyenin yetkililerine görevlendirme yaptığını belirterek, "İlçemizin Akbük Mahallesi'nde bulunan tarihi Rum Ortodoks Kilisesi'nin geçmiş yıllarda restorasyonu yapılmış. Ama zaman içerisinde burası yeniden yıpranmış. Bizler Didim Belediyesi olarak burasıyla ilgili yeni bir restorasyon projesi hazırlatacağız. Hazırlatacağımız projeyi Aydın Valiliği'ne sunacağız. Projeye onay alabildiğimiz takdirde aslına uygun olarak kilisenin restorasyonunu gerçekleştireceğiz" diye konuştu.


Bugün geldiğimiz noktada ise "Tarihi Akbük Rum Kilisesi" bir mezbelelik halinde... 
Sadece bakımsız olsa yine de iyi (!) diyeceğiz. Ancak sebebini, yapanı (iki kapısına duvar örülmüş) bilmediğimiz bu "Tarihi Akbük Rum Kilisesi" neye KURBAN edilmiştir?
Bölgede açılan bir restaurantın alkollü işletme ruhsatı alabilmesi için mevzuata göre ibadethanelere kapıdan kapıya 100 metre uzaklıkta olması gerekiyor.
Mevzuat derki;
TÜTÜN MAMULLERİ VE ALKOLLÜ İÇKİLERİN SATIŞINA VE SUNUMUNA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK
Perakende, açık alkollü içki satışı ve nargilelik tütün mamulü sunumu ile ilgili işyerlerine ilişkin esaslar (Değişik madde başlığı:RG-27/1/2013-28541)

MADDE 10 – (1) Açık alkollü içki satış belgesi bulunmayan perakende satış yapılan işyerlerinde, açık alkollü içki tüketilemez ve sunumu yapılamaz.

(2) (Değişik:RG-18/9/2013-28769) Meskûn mahaller ve konaklama yerleri hariç olmak üzere, otoyollardaki ve devlet karayollarındaki yapı ve tesislerde alkollü içki satışına ve tüketimine izin verilmez.

(3) (Değişik:RG-18/9/2013-28769) Öğrenci yurtları, sağlık hizmeti verilen yerler, spor müsabakası yapılan stadyum ve kapalı spor salonları, her türlü eğitim ve öğretim kurumları, kahvehane, kıraathane, pastane, bezik ve briç salonları ile akaryakıt istasyonlarında faaliyet gösteren işyerlerinde alkollü içki satış ve sunumu yapılamaz.

(4) (Ek:RG-27/1/2013-28541) Nargilelik tütün mamulü sunumu faaliyetine ve işyerlerine ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak tebliğ ile belirlenir.

(5) (Ek:RG-18/9/2013-28769) Alkollü içkilerin perakende veya açık olarak satışının yapıldığı yerler ile örgün eğitim kurumları ve dershaneler, öğrenci yurtları ve ibadethaneler arasında kapıdan kapıya en az yüz metre mesafenin bulunması zorunludur. Mesafe şartı, satış belgesinin verildiği tarih itibariyle aranır. Ancak 11/6/2013 tarihinden önce işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve satış belgesi almış işletmeler için bu şart aranmaz. Bu işletme sahipleri işletmelerini birinci ve ikinci derece kan hısımlarına devredebilir. Mesafe şartı turizm belgeli işletmeler için uygulanmaz.

(6) (Ek:RG-18/9/2013-28769) Kurum tarafından düzenlenmiş alkollü içki satış belgesini haiz işletmeyi 8/6/1942 tarihli 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanununun 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında devralmak isteyen kişiler, devre ilişkin belgeler ve devreden kişi ile birinci veya ikinci derece kan hısmı olduklarına dair resmi belgeleri ibraz etmek zorundadırlar. Devir alan kişinin satış belgesi almak için gerekli diğer şartları taşıdığının Kurum veya yetkili merci tarafından anlaşılması halinde, adına yeni satış belgesi düzenlenir.

(7) (Ek:RG-18/9/2013-28769) Alkollü içkiler, Kurum tarafından açık alkollü içki satış belgesi düzenlenmek suretiyle alkollü içki sunum izni verilen yerlerde açık olarak tüketime sunulabilir. Ancak bu yerlerde tesis sınırları dışında tüketilmek üzere alkollü içki satışı veya sunumu yapılamaz. Ruhsat veya diğer izin belgelerini düzenlemeye yetkili merci tarafından işyerinin faaliyetine izin verilen alanlar işyeri sınırları içi kabul edilir.

Bölgedeki restaurantın açılışında kurban kesilmesine izin verilmemesi basına çok başarılı bir işmiş gibi servis edilmişti. Bana göre bu mekana ruhsat verilmesi haberindense, tarihe hançer saplamak çok daha çarpıcı bir haberdir.
"Bir turizmci olarak 30 yılı aşkın süredir Didim'i turizm kenti yapmaya çalışıyoruz." diye mülki amir önünde konuşanlara Didim gibi bir yerde tarihi eserlere bu şekilde suni duvarlar örülmesine müsade etmek, göz yummak nasıl bir çelişkidir?

Akbük'te yaşayanlar, Akbük Çevre Dernekleri,Didim Turizm Derneği yetkilileri, Akbük Esnafları, Anıtlar Kurulu Yetkilileri, Mülki İdare bu olayı nasıl olur da görmezler ya da görmezden gelirler?

Bu haberimin ihbar kabul edilerek Yetkilileri göreve davet ediyorum.
Bu olayda kimler sorumlu ise bir an önce yargı önünde hesap vermelidir.

Kemal ETLEÇ


 

Bu haber 2403 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum