Reklam

DOĞAL AFETLER KADERİMİZ DEĞİLDİR.

DOĞAL AFETLER KADERİMİZ DEĞİLDİR.

DOĞAL AFETLER KADERİMİZ DEĞİLDİR.
17 Ağustos 2019 - 11:27
Reklam

Acı ve hüzünle anılan, ülkemizi derinden sarsmış 17 Ağustos  1999 Marmara Depreminin yıl dönümü, geçmişten ders ve tecrübeler edinmenin gerekliliğini  günümüzde belirtmesi açısından önemli bir vakadır. Gönül isterdi ki modern toplum olabilmenin gereklilikleri olan, ilim, fen ve tekniğe uygun çağdaş bir yaşam biçimini geçmişten günümüze uygulama yöntem ve organizasyon yeterliliğine sahip olabilseydik. Bu şekilde doğal afetlerden doğan acı anılarımızı ortadan kaldırabilirdik.

ÜLKEMİZDE  JEOLOJİ BİLİMİNİN YOK SAYILMASI DOĞAL AFETLERİN ETKİLERİNİ ARTTIRIYOR

Yer kürenin kadim mesleklerinden ve mühendislik disiplinlerinin temellerinden birini oluşturan Jeoloji Bilimi,  modern toplumlarda ülkelerin refah seviyesini artıran ve temel afet güvenliğini sağlayan önemli bir  mühendislik disiplinini teşkil etmektedir. Gerçek anlamda modern toplumların ekonomik ve sosyal yaşantılarını, refah ve güvenliğini sağlayan jeoloji bilimi ülkemizde gözardı edilmektedir. 

Ülkemizdeki  doğal olaylarının, doğal afetlere dönüşmesi yönünden gelinen noktada, jeoloji bilimi yeterince değerlendirilememektedir. Her türlü yasa ve yönetmeliğe rağmen Yapı Güvenliğini oluşturma konusunda, çoğu belediye ve Yapı denetim firmalarında uygulama ve proje kontrol amaçlı jeoloji mühendisleri istihdam edilmemekte ve doğru yapı tasarımı ve yapı güvenliğinin zeminden başladığı gözardı edilmektedir.

       YER BİLİMLERİNİN, UYGULAMA VE KONTROL MEKANİZMASINDA OLMADIĞI DURUMLARDA, YENİ YAPI STOĞU NE KADAR GÜVENLİDİR

Çok dar bazı çıkar guruplarına rant aktarma amacı taşıyan, farklı meslek disiplinlerin katkı ve katılımından uzak, mesleki şoven anlayışla düzenlenen, Jeoloji Mühendislerinin deprem ve zemin etüdleri konusunda bilgi birikimini görmezden gelerek açık yargı kararları ile idari düzenlemelerinin yok sayılarak düzenlenmiş ve çok sayıda eksik ve/veya yanlış düzenlemeyi de içeren Türkiye Deprem Yönetmeliğindeki eksikliklerin acilen giderilerek , mesleki bilgi birikimi ve ehliyetin gözetilmesinin sağlanması kaydıyla, ülkemiz insanının, kamu güvenliğinin korunması hayati önem arz etmektedir. 

İş bilenin düstürüyle, bilimsel konuların, belli çıkar guruplarının rantına kurban edilmesinin, yerbilimleri özelinde yapı güvenliği ve doğal afetler  nezdinde vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini tehlikeye attığı hususunda, Sayın Cumhurbaşkanımız, bakanlarımız ve milletvekillerimizin konuyu düzeltir yönde adımlar atacaklarına hiç şüphemiz yoktur. 

 

YER BİLİMLERİ OLMADAN YAPI GÜVENLİĞİ DÜŞÜNÜLEMEZ  

Sorunların tespiti ve çözüm odaklı yasalar, yönetmelikler, geniş kapsamlı görüşler alınarak ( belediyelerin, meslek odalarının da görüşlerinin alınması ) bilime ve tekniğe uygun hazırlanması ve  yerinde uygulamalarının sağlıklı denetlenmesi ile gelecekte TAŞKIN, SEL , HEYELAN, DEPREM gibi doğal afet etkilerinin oldukça azalacağı aşikardır.

Bu hususta yerel, kamu idareleri, meslek odaları ve vatandaşlarımız açısından acil olarak yapılması gereken konuların hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu konulara değinmek gerekirse:

* Belediyelerde yerbilimleri birimleri oluşturulmalıdır. Belediye ve yapı denetim firmalarında jeoloji mühendisi istihdam edilmelidir.

*Zemin etütlerinin ve  jeoteknik zemin iyileştirme projelerin belediyeler tarafından yerinde uygulama denetimleri yapılmalıdır.

*Jeoloji mühendisleri odasının, kamusal mesleki ürün denetim yetkisi geri verilmelidir.

*İmar alanları doğru tespit edilmeli, veyahut mevcut kontrolsüz teşekkül etmiş imar alanlarının, ıslah edilmesi, kentsel dönüşüm ( ranta dayalı olmayan, kamu vicdanına uygun ) ve kamulaştırma tedbirleri alınmalıdır. Riskli bölgeler tespit edilerek kentsel dönüşüm ve kamulaştırmaya öncelik verilmelidir.

*Belediyeler ve valilik makamınca, yer bilimleri özelinde gerek imar konularında gerekse de  doğal afet konularında karar mekanizmalarına, komisyonlara Jeoloji Mühendisleri odası bilim kurullarınca katılım sağlanmalıdır.

*Milli eğitim, ilgili meslek odaları ve sivil toplum kurumları tarafından, görsel ve uygulamalı eğitsel çalışmalar, anaokulu yaşında çocuklarımızdan başlamak kaydıyla halkımız, doğal afet ve sonrası için yapmaları gerekenler hakkında eğitilmelidir.

*Yerel idareler, mülki idareler, meslek odaları  ve sivil toplum kuruluşları, oluşması ihtimal hasar göz önüne alınarak,  toplanma merkezleri, ulaşım, sağlık, kurtarma ve idame konusunda halkla işbirliği yaparak yeterlilik ve uygulanabilirlik tatbikatları yapmalıdırlar.    Bu konuda ilgili kamu idaresi altında, aylık yeterlilik ve mevcut durum toplantıları yapılmalıdır.

Ülkemizde yapı güvenliği ve doğal afetlerden korunma ve etkilerini azaltmanın yolunun, Yer Bilimlerinin etkin uygulamasından geçtiği bilinmelidir. Meslek odası olarak yukarıda belirtilen hususların etkin olarak yerine getirilmesi kaydıyla, doğal afetlerin etkilerinin ortadan kaldırılabileceği ve/veya azaltılabileceğini dünyadaki örnekleriyle sabit olduğu açıktır.  

    Aydın Jeoloji Mühendisleri Odası Temsilcisi, bir mühendis ve bir aile babası olarak karar verici siyasilere ve kamuoyuna;

    Bilim ve tekniğine uygun, akılcı uygulama ve düşünce mekanizmalarını ürettiğimiz ölçüde bir daha 17 Ağustosların yaşanmayacağı, geleceğe refah, güven ve mutluluklarla bakılacağı bir ülke için çalışmak dileğiyle saygılarımızla.

 

                                                                                                       JMO AYDIN İL TEMSİLCİSİ

                                                                                                                  HASAN KURU


 

Bu haber 73 defa okunmuştur.