"İstanbul Sözleşmesi bile yetmez ama olmazsa olmazdır.'

"İstanbul Sözleşmesi bile yetmez ama olmazsa olmazdır.'

06 Ağustos 2020 - 01:47



Didim Kadın Platformu, kadınların toplumsal hayatta güvence altına alınmasına özen gösterilmesini savunan İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin imzasını geri çekmesi ve kaldırılması tartışılırken, Didim Kent Meydanında bir araya gelerek sözleşmenin korunması geliştirilmesi ve kadına yönelik şiddete karşı 6284 sayılı yasanın mutlaka ve ısrarla uygulanmasını istediler.

Didim’deki  sivil toplum kuruluşlarının kadın temsilcileri ve kadın platformu üyelerinin katıldığı basın toplantısı öncesi cinayete kurban giden kadınların anısına saygı duruşu yapıldı.
Didim kadın Platformu adına hazırlanan ortak bildiriyi Kibele Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Nurhan Karabıyıkoğlu okudu.
Tarih boyunca kadın eşitliği üzerine verilen mücadelede kadınlar büyük bedeller ödemiştir. Kısmi de olsa elde edilen kazanımlar kimi ülke ve iktidarlarca benimsenip geliştirilmeye çalışılmış ancak kimi ülke iktidar ve yapıları bunu hazmedip içselleştirememiş, tam tersi imzaladıkları, taahhütte bulundukları bu kazanımları her fırsatta baltalanmaya, yok saymaya çalışmışlardır. 
Bunun yansıması olarak her geçen gün kadın cinayetlerinin, taciz ve tecavüzün arttığı ülkemiz’de, eril iktidarın başlattığı İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme tartışmaları sürüyor. Kadınlar için hayati önem taşıyan sözleşme, eril iktidar tarafından “aile içi huzuru bozma” ve “eşcinselliğe özendirme” gerekçeleriyle feshedilmek isteniyor.
Son zamanlarda İstanbul sözleşmesiyle ilgili, basında ve yetkililerin söylemlerinde;
"İstanbul Sözleşmesi, detaylı olarak incelendiğinde toplumun temel dinamiklerini tahrip eden bir yapıya sahip olduğu rahatlıkla görülecektir" ,
"Türkiye'nin bekasına yönelmiş en büyük tehditdir" 
"Aile kadın ve erkeğin birlikte yürütebileceği kurumdur. Erkeği evden uzaklaştırarak aileyi yaşatma imkanı yok. İthal kanunlarla aile yaşatılamaz. Sözleşme iptal edilmeli. Kendi dinimizi, inançlarımızı, örf ve adetlerimizi esas alan adaleti sağlayacak ve aileyi yaşatacak düzenleme yapılmalı" 
gibicümlelerle sözleşmenin vakit geçirilmeden yürürlükten kaldırılması gündeme getirilmiştir.
Eril zihniyet kadınlarını rahatça dövemeyecekler diye midir bunca gürültü?Evet aile dışında da bir hayat var ve biz o hayatı da ısrarla istiyoruz. İstanbul Sözleşmesi, erkekler kadınları hizaya sokamasın, kadınların hayatlarını elinden alamasın diye var. 
İstanbul sözleşmesinin içinde açıkça ‘aileye karşıyım’ diyen bir madde yok. Fakat eril zihniyetin kadına ve aileye yönelik bakışı ve niyeti her neyse,  tam da bunu gündeme getiriyorlar. Ondadırn bu gürültü. Çünkü bu sözleşme erkekler kadınları öldüremesin, köle olarak kullanamasın, kadınlara şiddet uygulayamasın diye var. Eril zihniyet karşı çıkmasında kim çıksın?
Aile erkekleri ihya etmek, korumak ve kollamak, kadınların hayatiniise ellerinden almak icin dizayn edilmiştir. Hem de öyle uluslararası bir odak tarafından değil, bizzat kendisinin inandığı degerler ve devletler  tarafından. İşte o nedenle binlerce  kadın cinayetleri var, işte onedenle her gün binlerce kadın, çocuk tecavüze uğruyor. İst.sözleşmesine karşı çıkanlar ne yapıyor? Kadınlar erkeklerce rahat rahat dövülemeyecekler, her türlü şiddete uğrayamayacaklar, tersine her geçen gün güçlenecekler diye zıp zıp zıplıyorlar. 
Peki İstanbul Sözleşmesi' ne diyor.
• Sözleşme ilk olarak önleyici tedbirlerden söz ediyor. Şiddetin çıkmaya cesaret bulamayacağı bir toplum yaratın. Bu da eşitlikçi toplumdur. Toplumsal cinsiyet eşitliğini bütün topluma, eğitimler de dahil olmak üzere her türlü yolla yayın. 
• İkincisi, hemen böyle bir toplum yaratamayabilirsiniz, şiddet eski ve köklü bir sorun diyerek anlayışlı davranıyor sözleşme imzacı devletlere. Hemen böyle bir toplum yaratamazsan, tehdit söz konusuysa, kadınları etkin, aktif olarak koru diyor. Yani bizim için 6284 sayılı kanunu tam uygula diyor. 
• Üçüncü olarak Önleyici bir toplum yaratamadın, kadını korumak istedin ama koruyamadın, ola ki bir kadın zarar gördüyse, o zaman en azından etkin kovuşturma yap ve etkin ceza sitemi olsun, adaleti sağla. 
• En son olarak da, sözleşme artık anlayışlı değil, talepkâr. Bunları yapıyorsan bile yetmez, bana kadınları geleceğe dönük nasıl güçlendireceksin, onu göster diyor.
Kadınlar, iktidarın kadın kazanımlarını yok etmek için tüm mekanizmalarını devreye koyduğunun farkındalar. Dini görüşü,  siyasal görüşü, ırkı ne olursa olsun kadınlar;sözleşmenin etkin biçimde uygulanmasını istiyorlar. Bunun için de  geri adım atmıyorlar. Var güçleriyle haykırıyorlar: ‘İstanbul Sözleşmesi’ne dokunmayı aklınızdan bile geçirmeyin diyorlar.
 Ve İstanbul sözleşmesi mor çizgimiz diyorlar.
Hatta Kadınlar diyorlar ki “İstanbul Sözleşmesi bile yetmez ama olmazsa olmazdır.’

Bu haber 1748 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum