DEĞİŞİM ŞART !


Son yerel seçim sürecinde AK PARTİ’nin seçimi kazanması için bütün şartlar lehineydi. Tabiri caiz ise Didim’de bu seçim AK PARTİ’ye “Altın Tepsi” ile sunulmuştu.
Didim’de iki dönem hatasıyla doğrusuyla belediye başkanlığı yaparak halkın gönlünde yer edinen Mümin Kamacı AK PARTİ genel merkezi ve AK PARTİ Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın onayı ile AK PARTİ’nin Didim Belediye Başkan Adayı olarak gösterildi.
Mümin Kamacı halkın gözünde gariban babası, bir abi, bir kardeş, bir dost hepsinden öte onlardan biridir.
AK PARTİ Didim Belediye Başkan Adayı olan Mümin Kamacı son günlerde AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “TÜRKİYE İTTİFAKI” söylemini Didim’den başlatmak istedi. Meclis listesi oluşturulurken buna özen göstermek istedi. Karşı görüşten birini ikna ederek seçim kazanılabilirdi. Lakin siyasi aktörler, koltuk sevdalıları az olsun bizden olsun mantığı ile bu hazırlıklara müdahil oldular. O bizden değil, şu bizim görüşümüze ters diyerek liste çalışmalarında zor anlar yaşanmasına neden oldular. Buraya kadar seçim öncesi yaşanan problemlerin bir kısmını anlatmaya çalıştım.
Seçim çalışmaları sırasında “Seferoğulları / Tellioğulları” söylemleri hep gündemde oldu. Didim Belediye Başkan Adayı Mümin Kamacı seçim çalışmaları sürecinde “su, zeytinyağ ve sütü” bir arada tutmaya çalıştı.
Yöneticiler söylemlerinde “dava adamıyız” diyorlar ya.. Bu dava mı ? Koltuk sevdası mı ?
Aday adayları, yöneticiler seçim sürecinde ben varsam olur. Olmazsam ne olursa olsun mantığı ile hareket ettiler. Kendi erkleri uğruna ne eski yöneticiler ile ne de küskünler ile temas kurup fikir alışverişinde bulunmadılar, destek istemediler ki onlarda partiye destek vermediler.
Hepinizin bildiği gibi AK PARTİ Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu seçim sürecinde çevreye duyarlılığa dikkat çekmek amacı ile afiş, bayrak, broşür kullanmayıp çalışmaları gazeteler, TV’ler ve sosyal medya yürüteceklerini beyan etti.
Ancak seçim çalışmaları sürecinde AK PARTİ Didim Belediye Başkan Aday Adayları, meclis üyesi aday adayları, yöneticilerin büyük çoğunluğu sosyal medya üzerinden ne Aydın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Savaş’ı ne de Didim Belediye Başkan Adayı Mümin Kamacı’nın proje ve tanıtım çalışmalarını paylaşmadılar.
Mustafa Savaş ve Mümin Kamacı’nın projelerini tanıtan görselleri sosyal medyada paylaşmayan bu çoğunluğun iş yeri sahibi olduğu yöneticiler iş yerlerine adayların hazırlattığı pankartları asmayarak, astırmayarak seçimin kazanılmasına sekte vurmuşlardır. AK PARTİ vekillerinin ilçe ziyaretinde boy gösterenler saha çalışmalarında hiçbir şekilde yer almamıştır.
Seçim kaybedilince üstüne basarak ifade ediyorum seçim kaybedilince… “AK PARTİ bu seçimden %52 başarı oranıyla çıkmıştır. Aydın bizim için önemli değil “ diye açıklama yapanlar koltuklarını, mevkilerini korumak adına birbirlerinin kuyularını kazmaktadır.
AK PARTİ MKYK Üyesi ve Aydın Mlletvekili Metin Yavuz Didim İlçe teşkilatında yaptığı seçim değerlendirmesinde “Teşkilatımız, teşkilatlarımız ve bizler halka kendimizi iyi anlatamamışız.” Derken il ve ilçe teşkilatlarının hatalı olduğunu kabul etmiştir.
Halka, seçmene kendini ifade edemeyen, küskünleri kucaklamayan ötekileştiren, il ve ilçe yöneticileri AK PARTİ’ye ve AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a inanan, güvenen seçmeni kişisel hırsları uğruna hayal kırıklığına, hüsrana uğratmışlardır.
Genel başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın son kamp çalışmasında da dediği gibi “Kendisine tanınan fırsatı, verilen imkânı kullanamayanlar da hiç kusura bakmasınlar, nöbeti devretmeyi kabullenmek zorundadır. AK PARTİ kurulduğundan beri meclisten bürokrasiye, teşkilatlardan belediyelere kadar her yerde bu nöbet değişimi yaşanmıştır, yaşanmaya devam edecektir. Millete kim iyi hizmet ediyorsa onunla yola devam etmek, ülkenin ve partimizin yöneticisi olarak bizim görevimizdir. Eğer bu değişimi yapmazsak, vazifemizi ihmal etmiş oluruz. Milletimizin bunca yıldır AK PARTİ’den umudunu kesmemiş olmasının tek sebebi, kendi kendimizi yenileme becerimizdir.”
Bölge milletvekilleri ve teşkilat genel başkanı Erkan Kandemir bu başarısız il ve ilçe yöneticileri yerine elitist olmayan, hakla iç içe, fakir fukaranın, garibanın problemlerini çözmeye çalışan, az olsun bizim olsun zihniyetinden uzak, yöresel lobilerden oluşmayan, etiket edinmek için değil davaya sahip çıkmak için çalışacak yeni bir oluşum için bir an önce harekete geçmelidir.