TURİZMDE YERELLİĞE DİKKAT ÇEKİLDİ

TURİZMDE YERELLİĞE DİKKAT ÇEKİLDİ

TURİZMDE YERELLİĞE DİKKAT ÇEKİLDİ
08 Ağustos 2020 - 09:34

Seyahat Acenteleri ve Otelciler Telekonferansla bir araya geldi. Didim Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hikmet Atilla ve turizmci Gülay Boylu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen toplantıya Dünya Kardeş Şehirler Turizm Birliği Genel Sekreteri Hüseyin Baraner konuşmacı olarak katıldı.  
Baraner ve Atilla Didim’de gerçekleşen Vegan Festivali ve vegan beslenme hakkında katılımcılara bilgiler verdi. 2021 yılında yapılacak festivale davet etti.  
Baraner konuşmasının başında turizmde yerel acentelerin önemini vurguladı. Ancak bölgeyi tanıyan acentelerin o bölgeyi ön plana çıkarabileceğinin altını çizdi. “Anadolu’da tur satılacaksa bunu yöneten kişi Anadolulu olmalı” dedi.  
Turizmde birkaç yılın sıkıntılı geçeceğini söyleyen Baraner, “alıştığımız konular dışında bir formatta düşünmeliyiz, yöreselliği ve yerelliği koruyacak işler yapmalıyız. Dünyaya açılmalıyız. Türkün Türk’e Türkiye’de Türkiye’yi anlatması fayda sağlamıyor” dedi. 
45. sezonunu geçirdiğini, 20 yıldır Hikmet Atilla ile arkadaş olduklarını ifade eden Baraner Didim’de Vegan Festivalini başlattıklarını, başta “ne alaka” denen festivalin şimdi önemli bir etkinliğe dönüştüğünü söyledi. Atilla da oldukça iyi ziyaretçi sayıları yakalayan festivalin bir sonraki yıl uluslararası bir organizasyona dönüşeceğini belirtti.  
Yepyeni bir Avrupa kurulduğunu ifade eden Baraner “Biz Avrupa’ya yakın en büyük ülkeyiz. Benim gibi uzun yıllardır burada yaşayan milyonlarca insan var. AB’den bu dönüşüm için fonlar çıkarabiliriz. Aracısız guruplara ulaşabiliriz. Dünya Kardeş Şehirler Turizm Birliği olarak otantik ve sürdürülebilir turları topladığımız bir katalog yapma düşüncesindeyiz. Bölgenizdeki en fantastik turları bize fotoğraf ve tanıtım metinleri ile gönderirseniz yer verebiliriz. Bunu AB’de kitapçık olarak dağıtalım” dedi.   
Hikmet Atilla korona virüs nedeni ile krizin devam ettiğinin ve derinleştiğinin altını çizdi. Almanya’nın seyahat uyarısını dört kent için kaldırdığını hatırlatarak bundan sonraki süreçte neler beklediği sorusunu Baraner’e yöneltti.  
Baraner seyahat uyarısı varken Türkiye seyahatinin sigorta kapsamında olmadığını tüm riskleri seyahat acentesi ve tur operatörlerinin üstlendiğini, uyarının kalkması ile de artık Türkiye turlarının da satılmaya başlayacağını söyledi. Almanya’daki bir çok acentenin Türkiye turları olmadan para kazanmasının imkânsız olduğunu, Türkiye’nin ciro yaptıran bir ülke olduğunu ifade etti. Alınan kararın piyasaları rahatlattığını söyleyen Baraner, Almanya ve Türkiye’de son dönemde artan vaka sayılarına dikkati çekti. Yeniden bir kısıtlama olmaması için dikkatli olmak gerektiğini söyledi.  
“Üzücü bir süreç yaşadık” diyen Baraner, seyahat uyarısı konusunda da Alman hükümetinde görüş ayrılıkları olduğuna dikkati çekti. Alman nüfusunun yaşlı olduğunu, politikaların da yaşlı nüfusa göre belirlendiğini söyledi. Son bir aydır Türkiye siyasetinin çok sert ve dış politikanın da kritik olduğunu hatırlattı. Bir kesim rahatlama beklerken sıkı tedbirler konmasını isteyen kişilerin de olduğunun altını çizdi.  
2 haftalık süreçte Türkiye duyarlı davranırsa, maske ve mesafe dikkat edebilirse her şey düzelebilir dedi. Alman Federal Sağlık Bakanının aşı çalışmaları konusunda olağanüstü neticeler alındığını, neredeyse bittiğini ifade eden bir açıklama yaptığını bunun da piyasalara moral verdiğini söyledi. 
Almanya’da neredeyse her yerleşim yerinde bir Türk siyasetçi olduğunu belirten Baraner, bu süreçte Türk siyasetçilerin özellikle hükümete ve Merkel’e yakın olanların büyük faydaları olduğunu söyledi. Tanıdıkları eski bakan ve Türk dostu siyasilerle de görüşmeler gerçekleştirdiklerinin altını çizen Baraner bu kişilerin Merkel’e doğrudan telefonla ulaşabilen kişiler olduğunu vurguladı. Bu süreçte sivil toplum kuruluşlarının karar alıcılar üzerinde rolünün bir kez daha ortaya çıktığını belirterek Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.   
Hikmet Atilla’nın seyahat uyarısının kalkmasının ardından talebin nasıl olduğu ile ilgili sorusuna Baraner eylül, ekim, kasım ayları için rezervasyon alan operatörler olduğunu, insanların havalar soğusa bile sağlık ve spor turizmi gibi çeşitli sebeplerle gelmek isteyeceklerini söyledi. Türkiye seyahati dönüşünde test yapılması gibi zorunluluk hallerinin başka ülkeler için de geçerli olduğunu, bu durumun Türkiye’ye olan talebi değiştirmeyeceğini söyledi.  
“Sektörde emek veren 10 binlerce meslektaşımız var, onlar neredeyse bir yıldır işsizler. Onların tekrar işe dönmesi ve çalışması çok önemli. Eğer üç kişi bile gelecekse ve birileri bu sayede ekmek yiyecekse neden yapmayalım” diyen Baraner, birçok bölgede çalışanların işe çağrılmaya başladığının haberlerini aldıklarını söyledi.   
Hikmet Atilla da uyarının kalktığını duyunca otelini açmayı düşünmeyen kişilerin de otelini açmaya karar verdiğinin bilgisini paylaştı.  
Bir kez daha yerel acentelere dikkati çeken Baraner “Küçük acenteler batarsa turizm sıkıntıya düşer. Acenteler güçlü olmalı, bir şeyler yapmalı. İşimizi geliştirmeliyiz. Avrupa’da beş operatöre bu işleri bırakmışız. TÜRSAB’a kayıtlı 10 bin acente var ama çok azı Avrupa’da etkin” dedi.  
Fuarların yapılıp yapılmayacağı yönünde bir soruya da “ben dahil hiç kimse bu sorunun cevabını bilmiyor” diyerek cevap veren Baraner, kanaatinin fuarların yapılacağı yönünde olduğunu ifade etti. Online fuarların çok verimli olmayacağını, satış için birebir görüşmenin önemli olduğunu söyledi.   
 

Bu haber 1319 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum