Reklam

ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNE ÖĞRENCİLERDEN İSTİFA ÇAĞRISI !

ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNE ÖĞRENCİLERDEN İSTİFA ÇAĞRISI !

ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNE ÖĞRENCİLERDEN İSTİFA ÇAĞRISI !
16 Temmuz 2019 - 14:18
Reklam

9 EYLÜL KONSERVATUARÖĞRENCİLERİ yaptıkları açıklama ile YÖNETİMİ istifaya çağırıyorlar.
1970 yılında İzmirli hayırsever işadamı Remzi Reyent tarafından Balçova'daki 57 bin metrekarelik arsa eğitime bağışlandı. Arsa bu şartla Milli Eğitim Bakanlığı'na devredildi.
1975 yılında alana ülkenin ilk güzel sanatlar fakültesi kuruldu. Ege Üniversitesi bünyesinde kurulan fakülte 1982 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi'ne bağlandı. Devlet Konservatuarı da fakülteye dahil edildi. Aynı yıl YÖK kararıyla, İzmir'deki fakültenin yönetmelik ve programları Türkiye'de kurulacak güzel sanatlar fakültelerinde uygulandı. Böylece İzmir'deki fakülte öncü ve örnek oldu. Bornova ve Alsancak'taki binalar 1994 yılında başlayan ve 2004'te tamamlanan taşınma süreciyle Balçova'daki kampüste bir bütün haline geldi. 11 bölüm, 1 enstitü ve yaklaşık 2 bin öğrenciden oluşan DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi ve Konservatuarı'ndan nice sanatçı yetişti ve yetişiyor.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörlüğü bu yılın Temmuz ayı başında Balçova'daki Güzel Sanatlar Fakültesi ve Konservatuarı yerleşkesinin boşaltılarak Buca ilçesindeki Tınaztepe Kampusu'nda bulunan boş rektörlük binasına taşınması kararını aldı. Rektörlük gerekçe olarak yapının depreme dayanıksız hale geldiğini öne sürdü. Üniversite yönetimi, 24 Haziran'da öğretim üyeleri ile yaptıkları toplantıda, 30 gün içinde binanın boşaltılması gerektiğini söyledi. 
Buna istinden öğrenciler gösterilen yerin Güzel Sanatlar Fakültesinin eğitimine uygun olmadığını belirterek bir basın açıklaması yayınladılar.
Haber merkezimize ulaşan yazılı basın açıklamasında;


"Üniversiteler aklı, fikri ve vicdanı hür, analiz eden, eleştirel bakan, doğruyu bulmaya çalışan, irdeleyen, farklı bakış açılarına sahip alanında uzman öğretim elemanlarının, öğrencilerin demokratik şartlarda aktif eğitim içerisinde bulunduğu yapılardır. Öyledir ki , zekalarıyla olacakları önceden görme yetisine sahip parlak beyinlerin fırtına yaptığı, “ben dedim bu olacak, emrettim böyle olacak” gibi despotça yönetimlerin asla yer almadığı, diktalar yerine ilimden, bilimden aldığı güçle batıl yasakları, cahilce ayıpları tanımayan, yapamazsın diyene yapılabilirliği gösteren, olmaz denilenleri olduran, insanlığı ve barışı kendine hedef alan kurumlardır. Üniversiteler sadece dört duvar arasında oluşan binalar değil fikir özgürlüğünü yaşatan yarınlarımızdır. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Konservatuvar binalarının depreme dayanıksız olduğu yönündeki raporlar neticesinde her iki kurumun da taşınması söz konusu olmuş ancak taşınılması için gösterilen binanın sanat eğitiminin sürdürüleblirliği için gereken asgari şartları karşılamaması sebebiyle Güzel Sanatlar Fakültesi mensupları Devlet Konservatuvarı'nın da haklarını savunarak protestolar gerçekleştirmiş ve aynı zamanda da çözümler üretmiştir. Tüm bu süreçteki çabalar karşısında, bir üniversite yöneticisine yakışmayacak üslupta cümleler kurarak hakkını arayan Güzel Sanatlar Fakültesi'nin protestolarına sosyal medyada “TATLI SU EYLEMCİLERİ” diyerek alaycı bir yaklaşımla paylaşımlar yapılmıştır. Fikri ve vicdanı hür bireylerin protesto haklarına “cop yiyeceksin, sağın solun moraracak” şeklinde şiddet söylemleri ile yaklaşılmıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı müdürü Prof. Kerim Gürek’i bu tutumlarından ötürü şiddetle kınıyoruz! Fikir özgürlüklerinin yaşatıldığı, yarınlarımızı temsil eden üniversitemizde, okulumuzun tüm mensuplarını temsil eden Konservatuvar Müdürü ünvanını ve görevini kötüye kullanarak bu tarz ayrımcı , ötekileştiren ve kamu önünde öğrencilerini alenen rencide edici söylemlerde bulunan Prof. Kerim Gürerk , konservatuvarın yapısına,duruşuna ve vizyonuna yakışmayacak bir tutum içerisindedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yardımcı yaklaşımlarını, konservatuvarın tüm mensuplarının iradesini antidemokratik bir şekilde tekeline alarak reddetmiştir. Henüz çözüm süreci olayı ilgilendiren tüm kurullarca istişaresi devam ederken adeta yangından mal kaçırırmışçasına , kapalı kapılar ardında konservatuvar kuruluna , okul eğitim kadrosu , ve bir okulun en temel üç unsurundan ikisi olan öğrenci ve velilere danışmadan ve duyurmadan çalışanlarına Tınaztepe'deki akıl almaz ölçüde sanat için yetersiz ve taşınılması halinde eğitimi aksatacak , Güzel Sanatlar Fakültesi ve Devlet Konservatuarı'nın dokusunu bozacağı aşikâr olan binaya taşınma emri vermiştir. Mensuplarına can güvenlikleri ve eğitim modelinin bekası arasında seçim yapmaları dayatılmıştır. Açıklamamızda yer alan nedenlerle , görevini kötüye kullanan , akla ve fikre sığmayan kararlar alan , konservatuvara hususi gayrimenkulu , çalışanlarına ve mensuplarına da birer emir eri gibi davranan Prof. Kerim Gürerk’i istifaya çağırıyoruz.
Kamuoyuna duyurulur.
Dokuz Eylül Üniversitesi Konservatuvar Ögrencileri



DOKUZ EYLÜL GSF ÖĞRENCİLERİ'ne destek veren sanatçılar iddialara göre;
ONUR BULDU: Güzel Sanatlar Fakültesi'ni taşımak istedikleri binada ne sahne var, ne de bir dans stüdyosu.
SARP APAK: Sanat eğitimi için uygun olmayan bu binaya taşınmak Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi eğitimini durma noktasına getirecektir.
UĞUR BILGIN: Resim, heykel, seramik atölyeleri yok.
SENAN KARA: Öğrenci arkadaşlarımızın eğitim hakları ellerinden alınmamalı.
BURAK ALTAY: Oysa sanat eğitimi doğası gereği özel mekanlara ihtiyaç duyar
ÖNER ERKAN: Bizler Güzel Sanatlar Fakültesi mezunlarıyız. Okulumuz depreme dayanıklı olmadığı gerekçesi ile Tınaztepe'de Rektörlük binası olarak inşa edilmiş bir binaya taşınmak isteniyor.
ifadelerinde bulunuyorlar.

 

Bu haber 201 defa okunmuştur.