Mir Murat DEMİR

Mir Murat DEMİR

mirmuratdemir@gmail.com

SENİN DERDİN NE?

08 Ekim 2021 - 12:39

Halk ortak fırsatlara, imkânlara sahip halde yaşıyorken, birinin yüksek standartta, diğerinin daha düşük şartlar da olması kabul edilebilir bir durumdur. Demokrasiler de toplumun yapı taşları olan insan da cinsiyet, yaş, etnik kimlik, fiziki farklılıklar dikkate alınmaksızın ortak ve eşit şartlar uygulanır. Seksen milyondan fazla ülkemde ortak düşünce ve kimlikte olan milyonlar devlet karşısında ne ise sayıları yüzlerle, binlerle ifade edilen, sıralamalar da diğerleri başlığı altında yer alan insanlar da aynı eşit şartların muhatabı, aynı hakların sahibidirler. Özel bir eksiklik, destek gerektiren vatandaşlar için ise pozitif ayırımcılık uygulaması vardır. Sağlık imkânları, eğitim imkanların da olduğu gibi bazı özel şartların gerektiği vatandaşların giderleri, normal bir vatandaşa göre mislilerce fazladır, doğru ve sosyal devlet yapısının gereğidir.

 

Ülkem yaşam standardını artırmak için ne yapar, ekonomik rahatlığa ulaşmak için ne yapar, ne yapmalıdır. Uzun vadeli ve kesin çözüm ‘’İNSANA YATIRIM’’ dır. İnsanımız eğitimi ve yeterliliği ile en üst seviyeyi zorlar hale gelmişse, şu anda sorun diye tanımlayabileceğimiz birçok sorunu halletmiş oluruz. Sadece akıllı insanlarımızın ürettiği bilgi ve sistemler milyonlarca insanı doyurmaya yeter. Ülkem bu hedef dışında da kısır halde değildir. Enerji üretimi ve maden kaynaklarına optimum çizginin üzerinde sahiptir.

 

Ülkemde eksik olan, konusu dahi edilmeyen konu, sahip olduğumuz sistem, uygulama, marka, teliflerin olmaması, yok denilecek seviyeler de olmasıdır. Biz bu anlamda orta ve uzun vadeli planlarla koşar adım yol almayı başarabilirsek, radyoaktif santraller, atıl durumdaki tezgâhlar, demir, sac işlemeciliği gibi, dökümcülük gibi, gelişmiş ülkelerin vaz geçtiği insan sağlığına ve ekolojik dengeye uyumsuz yatırım ve yaklaşımlardan kurtulmuş oluruz.

 

Dünyadaki olup bitenden habersiz, kafasını kuma gömen deve kuşu misali halde çözümler, çözüm olmaktan ziyade her insanımın, her yurttaşımın yaşayacağı yıllara ipotek koyma halidir. Yeni neslin, gençlerimizin önümüzdeki yirmi, otuz yıllarını heba etmektir. Ülkemin, milletimin geleceğe umutla bakma mutluluğunu yok etme çabasıdır. Durum bu kadar kötü ise, bu halden kim menfaat edinir, kim çıkar elde eder sorusu ise cevabını içinde saklamaktadır. Küçük bir zümre, birkaç aile, bir avuç insandır, böyle bir akıl dışılık, çağ dışılık kabul edilemez.

YORUMLAR

  • 0 Yorum