"Biz, Akbük gönüllüleri olarak yaklaşık bir yıldır Akbük’ün sorunlarına çözüm üretilmesi amaçlı olarak, yerel yönetimler ve Büyükşehir Belediyesi nezdinde defalarca girişimde bulunduk. Teklifte bulunduğumuz önerilerimizin bir kısmının çözümü bulunmasına rağmen, diğer bir kısmına ise maalesef arzu edilen çözüm gerçekleşmemiştir. Söz konusu sorunların takipçisi olmaya devam edeceğiz
Bundan 15-20 yıl önce, Akbük bol oksijenli havasıyla solunum hastalığı olanlara şifa verirdi. Hatta tabii bir klinik görevi görmekteydi. Son senelerde ilgisizlik ve bakımsızlık yüzünden bu değerli unsurunu kaybetmek üzeredir. İkametgâh nüfusu 7 bin civarında olan Akbük`ümüzün, dağlarının da imara açılması nedeniyle yaz aylarında 150 ila 200 bin civarına misafir ağırlamaktadır.
Bu cümleden olmak üzere,
1)Kanalizasyon sorunumuz.
Akbük de kanalizasyon sorununun halledilmemiş olması ASKİ'ye ait vidanjörlerin yetersizliği, foseptik çukurlarının taşmasına sebebiyet vermektedir. Bu da arzu edilmeyen kokularla karşılaşmamıza ve Akbük ün kirlenmesine hatta gelişmesine engel olmaktadır.
2) İçme suyu
Didim ve Akbük’ün 40 ve 50 yıllık su sorununun çözüleceği vaat edilmesine rağmen, üzülerek söylemek gerekirse bu vaatler gerçekleşmemiştir. Akbük adeta susuz kalmıştır. Zaman zaman kesilerek gelen şebeke suyu ile idare etme yoluna gidilmektedir. Aydın ve Didim Belediyelerinin de bildiği üzere merkezde 4 adet kuyu açılmaya çalışılmış, bu kuyulardan beklenen verim elde edilememiştir. Akbük ve Didim`in su sorunu, Belediye ve Mahalli idarelerin ve hatta devletimizin inisiyatifine kalmıştır.
3) Çevre düzenlemesi,
Akbük ve çevresinde yaşayanların bildiği üzere, Akbük gelişmeye çok müsait bir alandır. Ancak, alt yapısındaki yetersizliği plan ve programlar dahilinde yapılmayan projeler, Akbük’ü olumsuz yönde etkilemektedir. Akbük yerleşkesinin, plan ve programlı bir çalışma içerisinde usulüne uygun imar programına alınmasının daha doğru olacağını düşünmekteyiz.
4) Doğanın korunması
Dile getirmeyi pek arzu etmiyoruz, ama, Akbük temiz havasını kaybetti, “Yeşil Akbük”artık “Beton Akbük” oldu. Maalesef, Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Didim belediyesinin, Akbük’e layık olduğu şekilde hizmet ve değer vermediklerini düşünmekteyiz. Akbük körfezi “SOS” vermeye devam etmekte bunun da büyük bir kayıp olabileceğini düşünmekteyiz. Şimdiden önlem alınmazsa çok geç kalınmış olacaktır.
5) Betonlaşmanın durdurulması
“Akbük halen bölgenin parlayan yıldızı durumundadır. Bununla da iftihar ediyoruz. Ancak bir taraftan da betonlaşma aldı başını gidiyor. En büyük arzumuz, inşaat sektörünün yasalar çerçevesinde, imar planlarına uygun bu güzel beldeye yakışacak şekilde bina yapımına ağırlık verilmesidir.
“Akbük bir emekli kenti. Sağlık sorunları nedeniyle sürekli Didim’e, Sökeye ve Aydın’a hastanelere gitmek zorunda kalınıyor. Yaşlı ve hasta olan sakinlerimiz klimasız araçlarla, ayakta yolculuğa mahkûm edilmektedir. Bu talebimiz devletimizin de yaşlı ve emeklilere tanıdığı imkanlar çerçevesinde telafi edilebilir. Didim- Akbük Söke- Akbük arası uygun görülecek süreler içerisinde tekrar belediye otobüslerinin konulmasını talep ediyoruz.
Kısaca amacımız yukarıda belirlenmeye çalışılmıştır. Ama asıl olan, bu güzel beldenin, güzelliğine uygun olarak, alt yapısının yapılması, imara açılan bölümlerin imar yasaları çerçevesinde ve hakikaten bölgeye uygun yapılardan oluşmasının, beldemize renk katacağını düşünmekteyiz.
Akbük 15 km’lik sahil şeridiyle Mandalya körfezi koyundadır. Gürültüden uzak, yemyeşil ormanlar, masmavi denizi, temiz havasıyla, astım rahatsızlığı olanlar için doğal bir kliniktir. Bu böylede kalmalıdır.
Ayrıca deniz kirliliği, çevre kirliliği ve doğal hayatın korunması gibi unsurların da hem biz Akbük sakinleri hem de Mahalli İdarelerin gerekli özen göstermelerinin çok yararlı olacağını düşünmekteyiz. " ifadelerine yer verildi.










