Nafakanın sınırlandırılması ya da süreli hale getirilmesi,sadce bir yasa değişikliği değildir. Aynı zamanda kadınları ev içi şideete, yoksulluğa, köleliğe ve açlığa mahkum etme projesidir.
Ekonomik güvencesi elinden alınan, boşandığında mutlak bir açlıkla baş başa kalacak olan kadın; sistematik şiddet gördüğü evliliklerini bitiremiyecek, dolayısıyla “Ya erkek şiddeti” “Ya da açlık” kıskacı altına alınacaktır.
Kadın yoksulluğu devlet eliyle derinleştirilecektir.Devletin görevi kadınların nafaka hakkını gasp etmek değil, eşitsizlikleri ortadan kaldırmaktır.
Kadın istihdamının engellendiği, kreşlerin açılmadığı, bakım emeğinin sadece kadının üstüne yıkıldığı bu sömürü sisteminde nafaka bir lütuf değil, yaratılan eşitsizliğn hukuki telafisidir.
Nafaka gaspı, erkek tahakkümünün yasa eliyle uzatılmasıdır.
Nafaka gaspı, mahkemelerin bağladığı o komik tutarları bile ödeyemeyen faillere cesaret vermektir.
Nafaka gaspı, erkeğin kadın üzerindeki ekonomik şiddetini, boşanma sonrasında da devlet koruması altına almaktır.
Nafaka hakkımızdan da, Medeni kanunun getirdiği güvencelerden de vazgeçmiyoruz!
Nafaka sadaka değil haktır, gasp edilemez!
Haklarımızdan da, hayatlarımızdan da, birlikte mücadeleden de vazgeçmiyoruz!
DİDİM KİBELE KADIN DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ






