CHP’Lİ BÜLBÜL’DEN İBB’DEKİ SORUŞTURMAYA TEPKİ: “YEREL
YÖNETİMLERE DUYULAN SİYASİ ÖFKENİN YANSIMASIDIR”
CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Süleyman
Bülbül, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin devam eden soruşturmaya tepki
göstererek, “Gözaltına alınan kişilerin tamamı İBB’nin çeşitli birimlerinde mesaiyle
çalışan, geçimini emeğiyle sağlayan sade insanlardır. Operasyonlar yerel yönetimlere
duyulan siyasi öfkenin bir aracına dönüştürülmüştür” dedi. CHP’li Bülbül,
İmamoğlu’nun iddianamesinin hala hazırlanmadığını hatırlatarak, “Herkes çok iyi
biliyor ki, ‘Büyük yolsuzluk’ , ‘Bin yılın vurgunu’ dedikleri dosyaların içi bomboş. Kapı
kapı istediğiniz beyanları verecek sahte itirafçılar arıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Süleyman Bülbül,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyona tepki gösterdi. CHP’li Bülbül şu
açıklamayı yaptı:
“Cumhurbaşkanı Adayımız ve İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu algıyla, kumpasla,
iftirayla itibarsızlaştırmaya çalışırken iğneden ipliğe didik didik ettiğiniz İBB’de en ufak bir usulsüzlük bulamayınca kumpası dalga dalga genişletip mesaili çalışan personelleri gözaltına almak nasıl bir gözü dönmüşlük nasıl bir acziyet?
“Yerel yönetimlere duyulan siyasi öfkenin yansımasıdır”
Gözaltına alınan kişilerin tamamı İBB’nin çeşitli birimlerinde mesaiyle çalışan, geçimini
emeğiyle sağlayan sade insanlardır. Bu insanlar sabah işe gidip akşam evine dönen, şehir için emek veren kamu çalışanlarıdır. Terörle mücadele adı altında yapılan bu operasyonlar, aslında yerel yönetimlere duyulan siyasi öfkenin bir aracına dönüştürülmüştür.
“Anayasal güvenceler ayaklar altına alınmaktadır”
Anayasa’nın 38. maddesi açıktır: ‘Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu
sayılamaz.’ Bu madde, masumiyet karinesini güvence altına alır. Keyfi gözaltılarla, şaibeli
soruşturmalarla, savcıların ve hakimlerin yerine geçip yargısız hüküm dağıtan siyasi iktidar Anayasal güvenceleri büsbütün ayaklar altına almaktır.
“Hangi delili ortaya koydunuz”
Soruyorum: AKP’lilerin hep bir ağızdan suçlu ilan edip, meydanlarda kendinden çok emin
bir şekilde yolsuzluk iftirası attığı Ekrem İmamoğlu ve İBB çalışanları hakkında hangi delili ortaya koydunuz?
“İddianame nerede”
Bir iddianame ortalama 4 ayda hazırlanırken ‘Bin yılın vurgunu’ diyerek algı yaratmaya
çalıştığınız İmamoğlu operasyonlarında iddianame nerede? Madem her şey ortada,meydanlarda mahkemenin yerine geçip hüküm verebilecek kadar eminsiniz iddianame neden bekliyor?
“Her kapıdan eli boş döneceksiniz”
Herkes çok iyi biliyor ki, ‘Büyük yolsuzluk’ , ‘Bin yılın vurgunu’ dedikleri dosyaların içi
bomboş. Kapı kapı istediğiniz beyanları verecek sahte itirafçılar arıyorsunuz. Şunu iyi bilin,
çaldığınız her kapıdan eli boş döneceksiniz. Ne İstanbul’u ne Cumhurbaşkanı Adayımız
Ekrem İmamoğlu’nu teslim alamayacaksınız.”
YÖNETİMLERE DUYULAN SİYASİ ÖFKENİN YANSIMASIDIR”
CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Süleyman
Bülbül, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin devam eden soruşturmaya tepki
göstererek, “Gözaltına alınan kişilerin tamamı İBB’nin çeşitli birimlerinde mesaiyle
çalışan, geçimini emeğiyle sağlayan sade insanlardır. Operasyonlar yerel yönetimlere
duyulan siyasi öfkenin bir aracına dönüştürülmüştür” dedi. CHP’li Bülbül,
İmamoğlu’nun iddianamesinin hala hazırlanmadığını hatırlatarak, “Herkes çok iyi
biliyor ki, ‘Büyük yolsuzluk’ , ‘Bin yılın vurgunu’ dedikleri dosyaların içi bomboş. Kapı
kapı istediğiniz beyanları verecek sahte itirafçılar arıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu CHP Grup Sözcüsü Süleyman Bülbül,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyona tepki gösterdi. CHP’li Bülbül şu
açıklamayı yaptı:
“Cumhurbaşkanı Adayımız ve İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu algıyla, kumpasla,
iftirayla itibarsızlaştırmaya çalışırken iğneden ipliğe didik didik ettiğiniz İBB’de en ufak bir usulsüzlük bulamayınca kumpası dalga dalga genişletip mesaili çalışan personelleri gözaltına almak nasıl bir gözü dönmüşlük nasıl bir acziyet?
“Yerel yönetimlere duyulan siyasi öfkenin yansımasıdır”
Gözaltına alınan kişilerin tamamı İBB’nin çeşitli birimlerinde mesaiyle çalışan, geçimini
emeğiyle sağlayan sade insanlardır. Bu insanlar sabah işe gidip akşam evine dönen, şehir için emek veren kamu çalışanlarıdır. Terörle mücadele adı altında yapılan bu operasyonlar, aslında yerel yönetimlere duyulan siyasi öfkenin bir aracına dönüştürülmüştür.
“Anayasal güvenceler ayaklar altına alınmaktadır”
Anayasa’nın 38. maddesi açıktır: ‘Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu
sayılamaz.’ Bu madde, masumiyet karinesini güvence altına alır. Keyfi gözaltılarla, şaibeli
soruşturmalarla, savcıların ve hakimlerin yerine geçip yargısız hüküm dağıtan siyasi iktidar Anayasal güvenceleri büsbütün ayaklar altına almaktır.
“Hangi delili ortaya koydunuz”
Soruyorum: AKP’lilerin hep bir ağızdan suçlu ilan edip, meydanlarda kendinden çok emin
bir şekilde yolsuzluk iftirası attığı Ekrem İmamoğlu ve İBB çalışanları hakkında hangi delili ortaya koydunuz?
“İddianame nerede”
Bir iddianame ortalama 4 ayda hazırlanırken ‘Bin yılın vurgunu’ diyerek algı yaratmaya
çalıştığınız İmamoğlu operasyonlarında iddianame nerede? Madem her şey ortada,meydanlarda mahkemenin yerine geçip hüküm verebilecek kadar eminsiniz iddianame neden bekliyor?
“Her kapıdan eli boş döneceksiniz”
Herkes çok iyi biliyor ki, ‘Büyük yolsuzluk’ , ‘Bin yılın vurgunu’ dedikleri dosyaların içi
bomboş. Kapı kapı istediğiniz beyanları verecek sahte itirafçılar arıyorsunuz. Şunu iyi bilin,
çaldığınız her kapıdan eli boş döneceksiniz. Ne İstanbul’u ne Cumhurbaşkanı Adayımız
Ekrem İmamoğlu’nu teslim alamayacaksınız.”










