KADINDAN ÖNCE ''İNSAN''
ÜLKÜ SÜRÜCÜ

ÜLKÜ SÜRÜCÜ

KADINDAN ÖNCE ''İNSAN''

09 Mart 2017 - 19:01


Kadın... Dünya kurulduğundan itibaren her devirde, ikinci sınıf muamelesi görmüş, aşağılanmış, hatta bazı toplumlarda insan bile sayılmamıştır. Oysa ki; yaratılışta ki manası incedir, anlamlıdır. Bazen bir ana şevkatidir, bazen sıcak bir eş, bazen bir arkadaştır bazense dost. Peki neden günümüzde halen “kadın” sözcüğü zihinleri meşgul etmektedir. 
      Bilindiği üzere her yıl 8 Martta “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanıyor. Ülkemizde de giderek önem ve anlam içeren bu kutlamalarda insan ve kadın temaları oldukça önemle vurgulanıyor. Çünkü eksik olan çok şey var bu anlamda. Yani neyin yaygarası çok yapılıyorsa kanımca o işte önemli eksiklikler-aksaklıklar var demektir-ki özellikle bizim toplumumuzda kadın olmak başlı başına hem mana hemde madde itibariyle büyük eksikliktir. “Saçı uzun, aklı kısa” sözü omuzlarında bir yüktür. Kadın olmak demek bizde; hor görülmek, suçlanmak, küçümsenmek, aşağılanmaktır. Cinayete töreye kurban gitmektir. Zorla evlendirilmektir. Şiddettir, tacizdir, tecavüzdür. Kadın mutlu olmasa da olur. Erkeğin mutluluğu görevidir. Yalnızken av, ama birinin annesi, bacısı iken kutsallıktır. İşlerine gelince prenses işlerine gelmeyince de köleliktir. Çünkü oğullarımızı da bu yönde yetiştirdik bu zamana değin.
Ne diyordu Şems-i Tebriz’i “Kadın, bilmeyene “nefs”, bilene nefestir.” Her defasında söylemişimdir feminizmi asla savunmadım. Hatta feminen hareketin ayrımcılığı körüklediğini düşünüyorum bile. Ama ülkemde kadınlar yaşamıyor yaşamaya zorlanıyor. Hiçbir anlamda eşit değiliz bu ülkede. Kadın-erkek diye de bakmaya devam ettiğimiz sürece bu işin içinden çıkamayacağız anlaşılan.
     Genel olarak insan hakları sorunu çözülmeden de, kadın haklarından söz etmemizde bence doğru değil. Kadını cinsel obje görmeye, toplumunda bu yönde yönlendirilmeye devam ettiği sürecede, kadın hiçbir zaman beklenen saygınlığını ve kimliğini bulamayacaktır. Kadın olmak zordur elbette fakat suç değildir. Bunun için kendi mücadelemizi kendimiz vermeli güçlü ve ayakta dik durabilen, ne istediğini bilen, desteklenen, yüreklendirilen, yönlendirilen, erkeğin arkasında değil yanında olabilen kadınlar olabilmektir asıl olan. Önce kendimizi sevelim, saygı duyalım. Her yaşta kadını iyi hissettirecek şeyler bununla başlar ve devam eder. Kimliğimize sahip çıkalım. Çocuklarımızı da bu yönde eğitip önce insan olabilmeyi aşılayalım. En büyük eksikliğimiz burada başlamaktadır. Açığımızı böyle kapatabiliriz ancak eğitimle.
     Dileğimiz insanların fiziki özelliklerine bakıp “kadın” veya “ erkek” olduğu için değil, yaptıkları, başarıları, örnek tavır ve davranışlarıyla hak ettiği yere gelmesidir. Aşık Ahmet Poyrazoğlu’nun dediği gibi; 
“Beyazın karaya üstünlüğü yok, 
Ahlakta hoş olan insan üstündür.
İnsan suretinde hayvan olan çok,
Kendisini bilen insan üstündür.
     Kadını anlamak incelik, saygılı olmaksa uygarlıktır. Eşit, özgür ve huzurlu yarınlarımız olması dileğimle.
Sevgiyle 
Ülkü Sürücü

Bu yazı 758 defa okunmuştur .