Reklam
iLKNUR ETLEÇ

iLKNUR ETLEÇ

NEDEN HAYIR

04 Mart 2017 - 16:59

 

Kuyunun dibindeki kurbağalar, gökyüzünü kuyunun ağzından ibaret sanırlarmış. 

                                                                                                          Uzakdoğu atasözü 

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, referandum kampanyası ile ilgili,“PKK hayır diyor, Fetöcular hayır diyor, Türkiye’yi bölmek isteyen dış güçler hayır diyor, ee…CHP de hayır diyor” şeklinde bir açıklama yapıyor, yine Cumhurbaşkanı hayırcılara çatarak “halk diktatörlük istiyorsa size ne” diyebiliyor. Bu yaklaşım,   referandumda “evet” demenin hiçbir tutarlı mantığı yok demektir. Kaldı ki hiç yoktan ülkenin gündemini işgal eden referandum meselesi ifade edildiği gibi bir kişinin projesidir, istenen de sorgusuz sualsiz herkesin bu projeye biat edilmesidir. Fiili olarak meclisin devre devre dışı bırakılmasının, kuvvetler ayrılığının  ortadan kalkmasının, hukukun üstünlüğüne son verilmesinin resmileştirilmesidir. Değişiklik önergesiyle halk oyuna sunulan 18 madde de demokrasi yerine diktatörlük, meclis yerine diktatörün iradesini öngörmektedir. Eğer bu değişiklik kabul edilirse ülke iki maddelik bir kanunla yönetilecek demektir. Madde bir: Reis daima haklıdır, madde iki reisin haksız olduğu hallerde birinci madde geçerlidir. 

Şu an ülkemiz böyle bir hayal ile geleceğimizse karartılmayla karşı karşıyadır  Halk kaba bir politikleşme ile cephelere bölünmüş, toplum adeta ikiye  yarılmıştır. Dahası çözüm bekleyen ülke  sorunları ertelenmiştir. Hükümet çevrelerinin 16 Nisan’da “evet” çıkması halinde ülke istikrara kavuşacaktır şeklindeki açıklamaları da  ortaya koymuştur ki 15 senedir ülkeyi tek başına, çoğunluk hükümeti olarak yönetenler, ülkede ne istikrar sağlamış, ne de sağlayabilir. Bu bir aczin itirafıdır. “Bu değişiklik Erdoğan için değil, her doğan içindir” ifadesi bile halkın zekasıyla dalga geçmekten başka bir şey değil. Güvendikleri tek şeyse halkın bu zeka kıvraklığını gösteremeyeceğine olan inançlarıdr. 

Öte yandan MHP, Devlet Bahçeli eliyle AKP’ye ilhak etmiş, yöneticileri evet çıkması halinde oralarda kendilerine uygun bir vazife, koltuk bulacaklarını umarak canla başla, evet mantığı MHP’ninin ilkelerine, ruhuna aykırı olsa bile, MHP kurmayları bin bir  türlü yalana başvurarak  evet’in kazanmasına baş koymuşlardır. OHAL var, bu hal var, devlet baskısı, sindirme, tek yanlı televizyon yayınları, her türlü yalan makinası vs. vs. şu an evet için koşturmaktadır. Yani “karanlık ihanet için müthiş bir gerekçedir.”Bu ihanet cumhuriyete yöneliktir, demokrasiye ve özgürlüklere yöneliktir. 

Toplumun tümü en geri düzeyde  politikleşmiş durumdadır. Sağından soluna kadar durum budur. Yanı toplumun bir yarısı,“Rize eski milletvekilinin “evetin çıkacağına dair kuranda hadisin olduğunu” ileri sürüp  buna inandırılmaya çalışılırken, diğer yarısı için ileri sürülen argümanlar de çok sağlam değil. Karşı olmanın ötesinde bir anlamı yok... Çünkü ülke faydasına bir dil, bir kültür, bir bilinç yok ortalıkta…Devletin tepesindekiler cami hutbeleri marifetiyle, diyanetin evet yönünde toplumu biçimleme çabalarına  bel bağlamış gözüküyor… Dinin en son noktasına kadar kullanılması, halkın yetersizliğinden son dem faydalanma, milletin cahilliğine, muhalefetin başarısızlığına bel bağlama meselenin başka bir boyutu. Kaldı ki ülkede ekonomi, dış politika, istikrar, terörle mücadele, hukuk vs. tam bir iflas noktasındadır. 

“Herkes bilir 

Batıyor gemi 

Herkes bilir 

Reis yalan söyledi” 

 

AKP’liler de biliyor ki referanduma konu olan 18 maddelik anayasa değişiklik önerisi, demokrasinin de cumhuriyetin de, hukukun da, parlamentonun da canına ot tıkamaya yöneliktir. Başkanlık safsatası millet iradesinin rafa kaldırılmasıdır ve çağ dışıdır. Yetkilerin bir tek adamda toplanmasıdır.Ayıptır. Televizyonlara  çıkan ve eveti savunan  boy boy profösorler de, gazeteciler de sözüm ona biliciler de biliyor ki söyledikleri, daha doğrusu söylemek için emir aldıkları şeyler bir ihanetten başka bir şey değildir, yalandır. Bir sürüsü bu yalanı savunmak zorunda bırakılmıştır. Bir kısmının da vatan millet derdi yok çıkarları öne geçmiştir. Devlet batarken, batırılırken batan geminin mallarından nemalanmak, parça kapmak isteyen AKP’liler gibi bu konuda MHP’nin başını çeken insanlar da biliyor neye alet olduklarını. Karılarına, çocuklarına söyleyecek yalanları, evet için mazeretleri önceden hazırdır hepsinin. Ne yazık ki gerçek durum budur. Öte yandan çeşitli kısıtlama yollarıyla hayırı anlatmanın, onun haklı gerekçelerini açıklamanın eli kolu bağlanmıştır. Hayır diyen devlet memurları, diktatörlük istemiyoruz diyen, bilim insanları, hukuk insanlar bir kalemde görevlerinden atılıyor, sokakta hayır demeye kalkan vatandaşlar ya Fetöcü, ya PKK yaftasıyla göz altına alınıyor…Hiçbir şey adil değil. 

 

Evet ortada bir oyun var ama ZARLAR HİLELİ… 

 

Böyle bir seviyesizliğin karşısında bu referandumda neden hayır denmesi gerektiği hakkında aklı başında herhangi bir açıklamanın da pek anlamı yok. Buna rağmen toplumun büyük çoğunluğu hayır diyecek, buna canı gönülden inanıyorum… Durum da meydanda çünkü… Ama sandık güvenliği çıkıyor karşımıza… Dedim ya zarlar hileli. Nerdeyse açık oy, gizli sayım kıvamında her şey. Her türlü hilenin, yalanın devrede olduğu bir atmosfer içindeyiz. Kaleci kale direğine bağlanmış, oyuncular kaleye şut çekiyor. Şu andaki adalet, bunu savunan, bunlara göz yuman vicdan bu. 

 

 Üllkemizde daha çok kitap okuma, daha çok sinema, tiyatro izleme, bilimsel konferanslara katılma yerine düzeyi çok düşürülmüş politika revaçta… Hep böyle yapılıyor. Sistem kendini ya savaş çıkararak, ya çatışma yaratarak, ya suni gündemler yaratarak ayakta kalıyor. İnsanların bir kısmının bu kusmuklu politika yerine seviyesi düşük diziler izlemesi benim açımdan anlaşılır bir şey artık…Yoksa bu karanlık, bu ihanet ortamında insan kafayı yer… 

 

Biz yine de “Elbette bulunur kurtaracak bahtı kara madenini” diyelim…Ülkemiz için hayırlı şeyler dileyip düşünelim.  İnsan olmaktan başka elimizden ne gelir? 

 

 

İlknur ETLEÇ

 

Bu yazı 1126 defa okunmuştur .