''ZIRVADAROĞLU''
METİN CAN

METİN CAN

METİN CAN

''ZIRVADAROĞLU''

09 Aralık 2016 - 20:55

Şu CHP'nin başındaki şahıs Kemal Kılıçdaroğlu, artık bu ülke için tam bir Milli Güvenlik Sorunu...

Şahsın çevresini FETOCUSU-APOCUSU-TİKKOCUSU-VURGUNCUSU ne varsa sarmış, partiyi elinden almış...

O yarım yamalak konuşmasıyla sürekli, “Hayatımda gördüğüm en saçma şey” diyordu ya, işte kendisi de Türk Milleti'nin gördüğü en büyük saçmalık.

İki kaz güdemeyecek şahıs, bir kaset operasyonuyla Atatürk mirası partinin koltuğuna oturtulmuş, diyet olarak da partisini belli odaklara peşkeş çekmiş.

Şahıstaki ar damarı çatlamış.

Sen kimsin ki 80 milyonun nefret ettiği Nazlı Ilıcak gibi tescilli hainleri alkışlatacak...

Kimsin hemşerim ne kadar hain var, demokrasi kılıfıyla Atatürk'ün partisi dediğin çatı altına toplayacak...

Tam bir Milli Güvenlik Sorunu oldu çıktı başımıza...

Ne kadar ezilen hain var, koşa koşa bunun yanına gidiyor...

O hainlerin kumpaslarına kurban gidenler, hala senin partinde vekil be kendini kaybetmiş...

Şimdi size bunun Sözcü'ye yaptığı, “Kardeşimi satın almışlar” açıklamasından yola çıkıp, bu şahsın aslında ailecek ne kadar kirlendiğini ve neyi kapamak istediğini anlatacağım...

İki kardeş temizlik firması mevcut...

Ortakları da CHP'li ve bazıları İstanbul'da yönetici...

Şimdi burayı iyi dinleyin...

Bu firmalardan bir tanesi Aydın Efeler İlçesi'nde temizlik ihalesi almış.

Üç yıllık 34 buçuk milyon.

Yani yıllık 11 buçuk milyon.

Efeler Belediyesi 285 bin nüfuslu.

Yaklaşık bin kilometre kare...

Aynı firmanın kardeşi, Didim Belediyesi'nde ihale almış.

Didim 70 bin nüfuslu...

Ve 408 kilometrekare...

Buradaki firma da ihaleyi yıllık 11 buçuk milyona almış...

Be aklıevvel...

285 bin nüfuslu yerde aynı şahıslar yıllık 11 buçuk milyona temizlik ihalesi alırken, dörtte bir nüfuslu yani 70 bin kişilik yerde aynı iş nasıl 11 buçuk milyon oluyor?

“İşin sırrı Olin”de diye eski bir reklâm filmi var ya, işin özü işte o..

31 Temmuz 2015 tarihli Akşam gazetesi.

Başlık;

“İHaleleri tek başına kapmanın sırrı anlaşıldı...”

İşte orada adı geçen firma, Didim'deki aynı firma.

Orada da ne yapmışlar biliyor musunuz?

İstanbul Ataşehir'de bu firma, ilk sene 9 aylık ihaleyi yaklaşık 30 milyona almış.

İkinci sene yine aynı ihaleyi, 87 milyon liranın üzerinde almış.

Her ne tesadüfse tıpkı Aydın'da olduğu gibi ihaleye tek başına katılıyor.

Nüfus aynı nüfus, iş aynı iş...

Haberin içinde, çok önemli bir vurgu var.

Kılıçdaroğlu'nun kızının bu firmaya danışmanlık yaptığı, meşhur rezidance skandalı arkasında bu firmanın olduğu yani Zeynep Kılıçdaroğlu'na o milyon dolarlık Rezidance'yi, bu firmanın aldığı.

Anlayacağınız Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin kirli ve gizli kasası ile kızına kadar uzanan bir skandallar zincirini koruma çabasında.

Bak Kılıçdaroğlu denen iki kazı güdemeyecek, ülkeyi ve partiyi felakete sürükleyen, ne kadar ezilmesi gereken hain varsa kol kanat geren basiretsiz şahıs.

Şimdi seni öyle bir rezil edeyim ki, aklın başına gelsin.

“Didim'de kardeşimi satın almışlar. Yıkılması gereken yüksek binalar var, onların sahipleri” diyorsun...

Be ar damarı çatlamış mübarek.

O dediğin işadamları sana kadar geldiler.

Sen de biliyorsun haklı olduklarını.

Adamlar CHP'li Mümin Kamacı zamanında, çoğunluğu CHP'li üyelerden oluşan Meclis kararı ile onaylattılar projelerini.

Ne olmuş biliyor musun?

Adamların arazisinden iki kez terk almışlar.

Yani 18 uygulamışlar.

Buna binaen yoğunluk artışı vermişler.

Zaten Danıştay'ın kesin kararı var.

Aynı araziden iki kez terk alınamaz diyor.

Senin partili belediyen trafiği rahatlatmak için adamların arazisini iki kez traşlamış, yine senin partili belediyen buna mukabil meclis kararı ile ki o meclis üyeleri de CHP’li, yoğunluk artışı vermiş.

Ondan sonra yerine yine senin gibi siyasi vasıflardan yoksun bir belediye başkanını aday göstermişsin.

İş bilmez, yol bilmez, yöntem bilmez, iki koyun güdemez.

Onun çevresindeki vurguncu güruh bunun sınırlı kapasitesini bildiği için, hemen firmadan para kopartmak amaçlı bu inşaatla ilgili, kendi güdümlerindeki bir yayın organına haber yaptırmış.

Anladın mı amaçlarını...

Sorun çıkar sonra çöz, aradan parsayı vur.

E senin basiretsiz belediye başkanın da bunların ağzına ve gazına uyup adamların inşaatını mühürlemiş.

Bak Kemal Kılıçdaroğlu denen şahıs...

Partisine ve ülkesine tam bir travma yaşatan, hainleri alkışlatmakta sakınca görmeyen şahıs...

Bilmiyorsan söyleyelim...

Bir belediye meclis kararını ancak yeni bir belediye meclis kararı bozar.

O senin belediye başkanının yaptığı gibi, “ben mühürledim oldu” denemez.

Adamlar da mahkemeye gitti, hem de Danıştay da kazandı.

Senin iş bilmez belediye başkanın da, zaman kazanmak için karar düzeltme talebinde bulundu.

Bu karar onandıktan sonra ne olacak biliyor musun?

Belki 30 milyon lirayı bulan bir firma zararı, Didim halkı bütçesinden ödenmek zorunda kalacak.

Büyükşehir olduğumuza göre, bu zarar tüm Aydınlıya yayılacak.

Didim Belediyesi bu parayı ödeyecek, sonra dönüp Deniz Atabay'a rücu edecek.

Senin belediye başkanının o kadar eti budu var mı?

Zaten belediyenin her yeri ipotekli...

İşte olayın özü bu Asil Türk Milleti...

Zırvadaroğlu isimli ve doğal afetten öte Milli Güvenlik Sorunu haline gelmiş bir şahsın, ailesine kadar uzanan skandalları örtme, partisini ne hale getirdiğini perdeleme çabası.

Bu uğurda kardeşini bile satın alınmakla itham edecek kadar alçalmakta mahzur görmüyor.

Ne yapalım kardeşi kızı Zeynep gibi partinin kara ve kirli kutusu alengirli firmalar üzerinden milyon dolarlık rezidance edinmeyi beceremiyor.

Sözün sonu, bu Zırvadaroğlu isimli milli felaket hakkında, ağır yazdığımı düşünüyorsanız, fikir özgürlüğü diye savunduğu FETOCU-APOCU gazeteci kisvesindeki militanlar için söylediklerini hatırlayın...

Onlar sadece yazı yazdı...

Böyle demişti...

E biz de kabak çekirdeği dikmedik be muhterem, yazı yazdık...

Aslında senin gibisine, az bile yazdık...

(AYDIN  ŞAFAK GAZETESİNDEN ALINTIDIR)

Bu yazı 1444 defa okunmuştur .