iLKNUR ETLEÇ

iLKNUR ETLEÇ

ADALET

02 Temmuz 2017 - 00:06

Kılıçtaroğlu’nun üzerinde ADALET yazan bir pankartla sokağa çıkmasını “koca dağ fare doğurdu” olarak yorumlayanlara gülünür ama gülecek halde değiliz.

Adam fırından ekmek alır ve eve gelip sofraya oturunca ekmeği ikiye böler. Bir de ne görsün! İçinde kocaman bir çorap parçası. Ekmeği kaptığı gibi doğru fırına ... Fırıncı kan ter içinde çalışmaktadır. “Utanmıyor musun kardeşim” sesine irkilen fırıncı adamın neden hiddetlendiğini anlamakta gecikmez. Hemen de yapıştırır cevabı:” Görmüyor musun halimi kardeşim? Ekmeğin içinden takım elbise çıkmasını mı bekliyordun yoksa?”

Kılıçtaroğlu’ndan ve CHP’den ne bekleniyordu bilmem?

Anlamak da aslına bakılırsa zor.

CHP liderinin aylar sonra lütfedip”kontrollü darbe” diye tabir ettiği AKP’nin 15 Temmuz yapımı uzun metrajlı filmine YENİKAPI ruhuyla ve Dokunulmazlıkların Kaldırılması hikayesiyle katkıda bulunmadı mı?

Halka ve cumhuriyete karşı oynanan oyundan sonra CHP’nin aldığı tutumu değerlendiremeyenlerin hali üzücü elbette. Adamcağızın “ADALET” yazan pankartla sokağa çıkmasını“Koca dağ fare doğurdu” şeklinde yorumlamak dediğim gibi gülecek halimiz olsa yerlerde yatıp sürünecek kadar gülmeye değer bir şey.

Şimdi kara kara ben de düşünmeye başladım: Sahiden 15 Temmuz Organizasyonu, FETÖ’yü diskalifiye ettikten sonra sonra Yenikapı Ruhu yaratmak bahanesiyle Kürtleri ve HDP’yi meclisten atmayı mı amaçlamıştı? AKP bu hesabı MHP ve CHP’den rıza alarak yaptı ama. Dokunulmazlıkların kaldırılması da yolsuzluk yapan bakanların soruşturulmasına yönelik değildi. Çünkü sonuç ortada. HDP’li vekillerse genel başkanlarıyla beraber içerde. Kürtlere meclisin değil dağın yolunu açan ve böylelikle birilerinin nemalandığı çatışmayı sıcak tutmanın hâkim kılındığı bir süreç hazırlanmış oldu. YENİKAPI’ya giderken ve DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI’na “Evet” derken CHP’nin hesabı şöyle miydi acaba: “Böylelikle HDP bizden oy devşiremez ve biz de %25 bandından kolayca çıkarız.” AKP ile aralarında böyle bir al gülüm ver gülüm meselesi. Şimdilerde aklıma müthiş yatıyor.

Tabi AKP’nin işi köprüyü geçene kadardı. Hileli zarlar yardımıyla ve hukuku falan da budayarak Başkanlığı da garantiledi. Böylelikle kılıcının her tarafı keskinleşti ve CHP’yle işbirliğine ihtiyacı kalmadı. Olup bitenleri göz önünde tutunca bunlardan başka herhangi bir bakışla olayları açıklamanın ve ülkenin içine düşürülen bu durumun açıklanmasına imkan yok...Başka türlüsünün mantığı da yok. Sonuçta CHP, HDP için kazdığı çukura kendisi de düştü. Geçmiş olsun. Tencere dibin kara, benimki senden kara. Aferin AKP’ye, Türkiye’de demokrasicilik oyununun ortadan kalkmasında CHP’yi adeta parmağında oynatmış.

Ha CHP’nin bu duruma düşmesinden CHP’nin içindeki derin adamlar rahatsız mı? Hayır canım! CHP’deki işleri bu. Tekrar bir yolunu bulup meseleyi genel başkanlığa indirgeyip işi bir süre daha böyle idare edecekler. CHP’nin Tayip bey gibi açık sözlü davranıp “kandırıldık” diyeceğini ve sıranın kendisine gelmesinin asıl sebebinin kendisi olduğunu itiraf edeceğini hiç sanmam.

Ama CHP’de sol, sosyal demokrasi ya da demokratlık adına samimi olarak bulunanlar varsa tavsiyem “ Biz asıl hatayı Ermeni’nin dövülmesine seyirci kalmakla yaptık” şeklinde özetlenebilecek o meşhur hikayeyi birbirlerine anlatarak kendilerini teselli etsinler.

Vay be nasıl da demokratmış CHP! Solmuş, adilmiş...Özgürlülerden bilem yanaymış.

Keşke ufak tefek yolsuzluk yapan değil de Akp’nin yolsuzluklarıyla uğraşan ,onlardan hesap soran,ülkemizin demokratikleşmesini ve özgürleşmesi için çaba gösteren sosyal demokratik bir parti olsaydınız.

Halkımızın sorunlarına sahip çıkan gerçek bir muhalefet partisi olabilseydiniz.

Gerçekte bizim buna ihtiyacımız vardı.

ADALET mi? Onu TV kanallarından birinde oynatılan CESUR ve GÜZEL dizisini izleyenlere sorun.

Bu yazı 981 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum