Sevgili Seçmenlerimizle pazar keyfi.
İsmail Ercan

İsmail Ercan

Sevgili Seçmenlerimizle pazar keyfi.

11 Haziran 2018 - 11:40


Ben siyasetçi politikacı DEGĪLĪM..Anlattıklarınıza göre, 1918 yılında Osmanlı İmparatorluğu`nun Ekonomisi batıp, ta ki Akp 2001 yılında iktidar olana kadar gün yüzü görmediniz. Kemalistler size çok acı çektirdi. Ezildiniz, horlandınız. Özgürlükleriniz kısıtlandı, dininizi yaşayamadınız. Cemaatleşip, tarikatlarınız ile devlet kadrolarında fazlaca yer alamadınız. Mağduriyetinizi ve masumiyetinizi, en az üç çocuk yaparak gelecek kuşaklara aktardınız. Aktardıkça da üzerine daha büyük bir ajitasyon ve abartı kattınız. Son 17 yıldır ise iktidar sizlerin elinde. Hayal edemeyeceğiniz kadar özgürsünüz, ülkenin bütün kaynakları da sizlerin elinde.

*Kendinize bir sorun, sizleri ezdiğini yıllarca dile getirdiğiniz Kemalistler döneminde; Bir Türkiye Cumhuriyeti Okulunda çocuklara toplu tecavüz oldu mu? Peki bu dönemde bir Bakan`ın “bir kereden birşeycik olmaz” diyerek, çocuklara yapılan tecavüz hafife aldığını gördünüz mü? Toplum vicdanini yaralayan bu olayda, yapanların hak ettiği ceza aldıklarını duydunuz mu?

*Sizler gibi ezilmiş, dini bütün bir iş adamı kardeşiniz “Milletin a…. koyacağız” deyince, peki “Halk, milletin efendisidir.” diyerek, hükümet tarafından tepki konulup, mahkemelerde yargılandı mı? Kamu vicdani bu konuda rahatlatıldı mı?
Hayır, bu olmadı. Aksine ekonomik kriz baş gösterince parasını ilk yurt dışına kaçıranlar ve sizleri krizle baş başa bırakanlar yine, sizlerin içinden çıkmış olan, aynı mahallenin mensubu bu iş adamları oldu. Çünkü, din olgusu para kazanmak için çok kullanışlıydı, hepsi bu. Onlar sizden değildi. Sadece sizlerin iyi niyetini ve dini duygularını kullanan asalaklardı.

*Yine yıllarca ayni mahallede sizlere komşuluk yapmış olan dindarları, hapislere attınız. On binlerce çocuk annesiz, babasız kaldı. Meriç nehrini hapis korkusuyla yasadışı geçmeye çalışırken boğulup ölen aileler de sizden. Bu ülkeden dindarları kovanlar, Kemalistler değil, sizlersiniz. Dindarlara eziyet eden, kimin daha iyi dindar olup olmadığına karar verip, işten atan, geleceği ile oynayanlarda sizlerden birileri.

*9 Yaşına gelmiş kız çocuklarını, cinsellik ile aynı cümlede kullanan pislik zihniyetler, kurdukları bankalar, iş yerleri, yardım kuruluşları ile ülkenin en büyük soygunlarını yapanlar, sizleri mağdur duruma düşürenlerde yine sizin mahallenizin dindarları. Sizlerin mağduriyetinin hesabi soruldu mu? İyi niyetinizle kaptırdığınız paraları geri alabildiniz mi? Hükümet bunu yapanlara gereken cezayı verdi mi?

*Fetocu diye içeri attıklarınızın çoğu, yine sizler gibi gariban ama Yaradan`a inancı ile yaşayan insanlar. Akp içindeki zengin fetocular yargılandı mı? Onlar hapse atıldı mı? Kendi ülkesinin halkının acısına ağlamayıp, Mısır`da ki bir ölüye ağlayanda sizin seçtiğiniz hükümet değil mi?

*Yaptığı her işte, attığı her imzada rüşvet alan bakanlar, bürokratlar, aldığı rüşvet ile alay edercesine, Cami gibi kutsal bir mekan yaptıran da yine sizdendi. Güç elinde diye gereksiz yere binbeşyüz odalı saray yaptırıp, halkın fabrika olmazsa çalışamayacağını, iş imkanı için kaynağa ihtiyaç olduğunu bile bile, kaynakları yandaşlarına peşkeş çeken, satan, elinizdeki maaşın her gün daha fazla alım gücünün düştüğünü göremeyenler de, yine sizdendi. Rüşvet alanların isimleri belli iken, yargılandılar mı? Sizlerin vicdanını rahatlatacak cezalar aldılar mı?

*Aile gibi kutsal bir kurumu yozlaştıracak ifadelerde bulunan, profesörler, gazeteciler, iş adamları “Eşimi, Erdoğan isterse sunarım ya da Erdoğan isterse onunla beraber olurum.” diyen yalakalara karşı, hükümetten, “haddinizi bilin” diyerek bir açıklama yapıldı mı?

*Bakın dış borcumuz şu kadar, kasada ise para yok. Ekonomi musluğu kapanmadı, komple kırıldı, açlık kapınıza iyice gelmeden, görün. Hükümet, herkes dövizini bozdursun dediği halde, son bir hafta içinde 2 milyar dolarlık döviz alanlarda sizin mahalleden. Bütün dindar zenginler paralarını yurt dışına kaçırdı. Açlık, yokluk, enflasyon, borçlar ödenmezse ülke bütünlüğünü kaybeder, borcu olan ülkelerin elinde kukla olur. Onlar ne derse yapmak zorunda kalır, birgün Venezuela ya da Suriye, Irak, Lübnan oluruz, kısmını demiyorum bile.

Sizin mahallenin, size verdiği zararı, o öcü bildiğiniz Kemalistler vermedi. Sizin mahallenin ülkeyi yozlaştırdığı, kaynaklarını sattığı, çaldığı, halka hakaret ettiği kadar Kemalistler etmedi. Sizin mahallenizdekilerin sizi mağdur ettiği, dini bu kadar ayaklar altına aldığı kadar Kemalistler almadı.Birgün zenginler kaçıp, paçasını kurtaracak. Bizler yine beraber, bu ülke için, çocuklarımızın geleceği için, beraberce hareket edeceğiz. Onlar sizin mahallenizi, inançlarınızı kullanıyor, ülkenin geleceğini mahvediyor. Din olgusu Akp ile bu topraklara gelmedi ki, Akp ile yok olsun. Hükümet ve etrafındaki basın, iş adamı, danışman çevresi zenginlik ve imkanlarını kaybetmekten korkuyor. Onun için Akp`nin kazanması için asıldıkça asılıyor.

Lütfen siz sorgulayın ! Kemalistlerin sizlere acı çektirdiği, izin vermedikleri, yapmak istediklerinizi yapamadıklarınız bunlar mıydı? Özgürlük isterken bunları mı istemiştiniz?
O tecavüze uğrayanlar sizin çocuklarınız olsaydı, sırf x bankasına para yatırdı diye eşiniz hapse girseydi, yıllarca okuduğunuz, kariyer yaptığınız mesleğinizden bir gecede atılsaydınız ya da çok sevdiğiniz yurdunuzu terk etmek zorunda kalsaydınız yine ‘Oyum yine de Akp`ye, çünkü, tecavüze, yolsuzluğa, hırsızlığa, işten atılmalara, öz kaynakları hatta ormanları satmaya, yıllarca yargılanmayı bekleyen,hapisler de tutulanlara da, dış güçler yaptı. Batı bizi kıskanıyor” diyecek miydiniz?
Her ülke en az on yıllık planla önünü görebilirken, siz bir dahaki seneye nasıl çıkacağınızı bilmiyorsunuz. Peki bunu hak ediyor musunuz?

O tecavüze uğrayan çocuklar, tepkisizliğinizi hak ediyor mu ? O hapiste olanların hepsi mi kötü ya da hain? O cemaat bu kadar öcü idi, neden Akp içindeki cemaatçiler hala görevde? Onlardan neden hesap sorulmuyor?

Sadece “Ne olursa olsun Akp`ye oy vereceğim” diyenler, sarayın çevresi, din sömürüsünden, sizlerin iyi niyetinden para kazananlardır. O oyunuzu atarken bir kez daha düşünün, tecavüze uğradığında çığlık atamayan çocukları, aç olduğu için ölen bebeğe değil, Mısır`da ki bilmem kime ağlayanları, rüşvetleri, hırsızlıkları, düşünün. Siz bunlardan biri misiniz, kutsalınız bu mudur?

Benim inancım ve iyi niyetim kutsaldır, kimseye kullandırtmam, kullanandan da hesap sorarım. Çünkü, vicdan rahat değilse, insan da insan değildir. Bunun farkına varanlar, o mahalleden tek tek ayrılıyor.

Ya siz? Utanacak suratınız, kalbinizde vicdanınız, kullandırmayacak kadar değerli kutsallarınız var ise, o oyunuzu atarken son bir kez daha düşünün ,,,,,,,,,,,

Düşünmek zorundasınız, çünkü, ülkenin ve milyonlarca masumun kaderi vicdanınızın ellerinde.,,,,,,

Bu yazı 544 defa okunmuştur .