Pınar Batman

Pınar Batman

TEPETAKLAK

13 Mayıs 2020 - 01:22

Maslow'un ünlü ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramını hepimiz duymuşuzdur.

Piramit görüntüsünde olan ve insanoğlunun ihtiyaçlarını hiyerarşik olarak sıralayan bu kuramda;piramidin tabanında yer alan ihtiyaçlar; yaşamamız için gerekli minimum gereksinimlerimizden oluşur.Yani temel gereksinimlerimizden;Yemek yemek,su içmek gibi biyolojik olarak varlığımızı sürdürebilmemiz için,hayatta kalmamız için karşılamak zorunda olduğumuz ihtiyaçlarımızdan oluşur.

Sonraki basamaklarda ise ,kendini güvende hissedebilmek,sevilmek ,saygı görmek ve nihayetinde,ulaşılması çok zor görününen son basamak olan,kendini gerçekleştirebilmek ihtiyaçları yer alır.Bu kuramdaki en dikkat çekici nokta ise,bir alttaki ihtiyaçlar kaşılanmadan bir üst basamaktaki ihtiyaçları karşılamaya yönelik bir istencimiz olamayacağıdır.Yani karnı aç olan bir insanın; sevilip sevilmediğine,toplum içinde kabul görüp görmediğine kafa yorması pek de beklenemez Maslow’a göre.

Koronavirüs salgını öncesi,çoğunlukla dünyayı ve kendimizi hemen hemen bu en üst basamağın bir gerisinde,kendini gerçekleştirmeye çalışan insanlar güruhunda sayıyorken; geçen günler gösterdi ki , aslında yavaş yavaş tabana doğru yaklaşmış ve piramidin dibine doğru tepetaklak düşmüşüz.

Sağlığımızla ilgili endişelerimiz var,güvenliğimizle ilgili endişelerimiz var,kendi kendimize ilan etmemizi bekledikleri OHAL’e rağmen ,aç kalmamak için çalışma zorunluluğumuz var...

Süpermarkete maske ve eldiven ile gidip,eve gediğimizde endişeli bir biçimde aldıklarımızı sabunla köpürterek yıkamaya çalışırken,geleceği pek de göremediğimizden olsa gerek, boşluğa doğru dalmalarımız var...

Christine Pizan,”Başı eğik,gözleri bitap insan ışığa bakamaz”derken ne kadar da haklıymış. Kim ne derse desin varoluşsal bir krizin ortasıda akıl sağlığımızı korumaya çalışıyoruz ve mevcut sistemler biz insanlığa asla yardımcı olamıyor.

Koronavirüsle başlayan bu tepetaklak olma hali,aslında çok daha acı bir şeyi gösteriyor.Bizler acaba o hiyerarşik piramitte tabandan bir üste zaten hiç mi geçemedik?

Endişelerimizin boyutları değişse de;nitelikleri aslında değişmemiş ki!

Varolan neoliberal sisteme bakarsak,aslında biz tepetaklak falan olmamışız.Sadece gözümüzün önündeki perde kalkıvermiş,o kadar!

Çünkü;biz bu salgın öncesinde de ; hayatta kalabilmek için,insanüstü bir çaba harcıyorduk.Akıl almaz çalışma saatleri,öğretilmiş bir tüketim çılgınlığı,sağlığımızı tehdit eden çevre kirliliği, ve doğayı hiçe sayan talanlar vardı ve aslında biz hep endişeliydik.

Aç kalmamak için,yaşamak için,düzgün bir sağlık hizmeti alabilmek için hep insanüstü bir çaba harcıyorduk ama bu çabamız sistemce takdir görmüyordu.Hep daha iyisi olabileceğimize inandırıldığımız bu sistemde ,aslında piramidin tabanında sağa sola salınırken,asla sahip olamayacağımız hayaller satılıyordu izlediğimiz ekranlardan.

Aslına bakarsak biz gerçekten de hep piramidin tabanındaydık.Üstelik Maslow da yanılmıştı...Çünkü biz tabanda salınırken de harika şeyler yapabiliyorduk.En azından bazılarımız...

Hem tarihe hem de günümüze baktığımda;kendi varoluşsal ihtiyaçlarını karşılamadan;kendini toplumun iyiliğine,adalete,mutlak eşitliğin sağlanabileceği bir sisteme ve bunun mücadelesine adamış o kadar çok insan tanıdım ki...Bu insanlar sadece umutlanmam ve o endişeli halden çıkmam için yardımcı olmakla kalmıyorlar,bu koronavirüs belasından kurtulduğumuzda;daha iyi bir dünyanın nasıl olabileceğine ilişkin tüm insanlığa yol gösteriyorlar...Bakmasını değil,görmesini bilenlere...

Bu yazı 337 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum