SEBAHATTİN ALİ...
Reklam
Yaşar Çelebi

Yaşar Çelebi

SEBAHATTİN ALİ...

04 Mart 2018 - 22:45

’’Ben bu dünyaya kitap okumak, aklına esince yazı yazmak, akıllı arkadaşlarla fikir ve lakırdı yapmak için gelmişim...'' diyor şair, yazar, öğretmen Sebahattin Ali.

 

Ve Onu iyi tanıyan bir arkadaşı; ''Olaylara espiri ile yanaşan, alınganlıktan uzak, iyi bir eş ve şefkatli bir babaydı O...'' diyor ve bir anısını anlatıyor;

“Bir gün yağmur yağdı, ardından güneş açtı, tam tepemizde ışıl ışıl bir ebemkuşağı belirdi.

Gayet sağlıklı, hayat dolu, kilosuna göre umulmayacak kadar çevik olan Sebahattin;

- ‘Koşsam şu ebemkuşağının altından geçebilir miyim acaba?’ dedi ve koşmaya başladı.

- ‘Sebo, Ebem kuşağının altından geçen cinsiyet değiştirirmiş’ dedim. Hemen durdu.

- ‘Niye durdun, kadın olmak çok mu kötü?’ diye sordum. Ali:

- ‘Kötü olduğundan değil be yahu, otuz yedi yaşıma gelmişim, kadın olsam bundan sonra beni kim alır?..’

 

Ülkemin; rüşvet, torpil, vatan hainlikleri ile çalkalandığı... Kara bulutların üzerinde biriktirdiği sağanaklarını, ‘bıraktım-bırakacağım’ sinyallerini verdiği… İnsanlar arası hoşgörünün yok olduğu, ayırımcılığın, ötekileşmelerin yaygınlaştığı... Kişilerin 'Allah korkusundan' değilde, çevre korkusundan oruç tutar, namaz kılar hale geldiği bir dönemde miyiz acaba?.. (Allah rızası için yerine getirenleri tenzih ediyorum tabiiki.)

 

Ve Sebahattin Ali'nin yaşam karekterini anlatan bir yazısı.

............

İNSANLARA İNANMAK...

''...Yalancının en büyük azabı, sözlerine kimsenin inanmaması değil, kendisinin kimseye inanmaması imiş.

Ne kadar doğru. Kendi menfaatlerinden başka bir şey düşünmeyen, dünyada, bütün varlıklarını, kendi hasis emellerini doyurabilmeye harcayan zavallılar, bu dünyada, - sadece rahat gönülle yaşayabilmek için de olsa – bazı insanların rahatlarından, saadetlerinden, hatta selametlerinden fedakarlık etmeyenlerin başka insanların hayrına çalışabileceğine akıl erdiremiyorlar.

Ruhlarını ve yediklerini, hoş bir hayat, birkaç lokma nefis yemek, üç beş bardak keskin içki ve bir miktar cep harçlığı mukabilinde(karşılığında), insanlığın ve bu meyanda kendilerinin içeride ve dışarıdaki düşmanlarına satmış veya kiralamış bulunan biçareler, bütün bu nimet saydıkları şeylerin, bir fikir uğruna insanlığın hayrına serpilebileceğine, insanın kendini hakikatlere gönül vermesinin yalanlara satmasından daha mesut edebileceğine inanamıyorlar

Ama biz, akrep gibi kendi kendilerini zehirleyen bu adamlara kızmıyor, aksine, onları bu hale getiren sakatlıkları ortadan kaldırmak için savaşıyoruz.

Çünkü hayattaki bütün doğru ve güzel varlıklara inanmayan gözlerle bakan bu insanların ruhlarındaki hazin boşluk, bu günkü insanlığın ibret verici bir aynasıdır. İnsanların insanları seveceği ve insanlara inanacağı günü yaklaştırmak için çalışmakta devam edeceğiz...'' (02 Aralık 1947, Ali Baba Dergisi, Sayı 2)

1907 – 1948 yıllar arasında yaşayan ustaya,

Saygılarımla

Bu yazı 659 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum