AYDINLANMA DÖNEMİ
Sevgili okurlar,
Türkiye Cumhuriyeti kurulurken 40 bin köyün 37 bininde okul yoktu. 1930’larda Türkiye nüfusu 15 milyon bunun 13 milyonu köyde yaşıyordu okuma yazma oranı çok düşüktü %5’ti amaç okuma yazma öğretmek değil köylünün kendi köyünü kalkındırmasını sağlamaktır. Bir çözüm bulunması gerekiyordu okul bulunmayan köylere okul ve öğretmene ihtiyaç vardı bir eğitim sisteminin kurulması ihtiyacı ortaya çıkmıştı. Bu ihtiyaca en iyi çözümün köy Enstitüleri olduğu tespit edilerek bu eğitim sistemini uygulamak için 1937’de 3238 sayılı “Köy Eğitimleri Yasası” çıkarıldı. Bu uygulamalardan sonra 17 Nisan 1940’ta 3803 sayılı kanunla “Köy Enstitüleri Kanunu” çıkarıldı. 1940-1944 yıları arasında Yurdumuzun çeşitli yerlerinde 21 Köy Enstitüsü okulları açılmıştır. Kaliteli bir eğitim veren bu okullardan öğretmen, mühendis, doktor, bilim adamı, sanatçı, yazar ve çeşitli dallarda bilim insanı yetiştirmiştir. Köy Enstitülerinde sadece öğretmen değil her meslekten bilim adamı, sağlık memuru, tarım teknisyeni, yapı ustası gibi köye ihtiyaç/lazım olan elemanlar da yetiştirildi. Bu okullarda kültür dersleri, tarım hayvancılık, demircilik, marangozluk, arıcılık, balıkçılık gibi iş dersleri de veriliyordu. Öğrenciler kendi okullarını inşa eder tarlasını eker enstrüman çalmayı öğrenirdi her öğrenci bir enstrüman çalma mecburiyeti vardı. Öğrencilerin yönetimde söz hakkı vardı. Karma eğitim yapılıyordu kız ve erkek öğrencileri bir arada eğitim yapıyor eşit haklara sahiptiler Köy Enstitülerinden mezun olan öğrenciler almış oldukları eğitimin semeresini vermek için köylerde görev yapmaya başladılar köylüyü eğittiler köylünün bilmediği konularda yardımcı oldular köylü bilinçli üretim yapmaya başladı gelir seviyesi yükseldi çocukları okullarda ücretsiz eğitim ve öğrenim gördü köylerde okuma oranı hızla yükseldi. İnsanlar her konuda aydınlanmaya başladı bilmedikleri bir şey olduğunda köy öğretmeninden yardım aldılar okul olmayan köylere hızla okullar yapıldı okuma oranlar yükselmeye başladı. Köylülerin aydınlanması kız çocuklarının okuma oranların yükselişi insanların bilinçlenmesi sorgulayan bireyler yetiştirilmesi kırsalda hızlı bir kültürel hareketlilik yaratılması bazı çevreleri toprak sahiplerini rahatsız etmeye baladı. Laik eğitim sistemine karşı çıkıldı. Bilinçlenen halk kendi toprağını işlemek istedi köy ve toprak ağasına muhtaç olmak istemiyordu bundan rahatsız olan çevreler eğitim sistemini değiştirmek için siyasi otoriteye baskı yapılıyordu. 1946’da yapılan seçimler sonucunda Köy Enstitüleri kurcuları görevden alındı. Üretim temelli birlikte çalışma ve öğrencilerin söz sahibi olması komünistlik diye eleştirildi/suçlandı. Türkiye’de ilk yatılı karma eğitime muhafazakar çevreler “namus” gerekçesi ile karşı çıktılar eğitim sistemi değiştirildi üretim ve iş dersleri azaltıldı ezberci siteme dönüldü. Serbest okuma dersleri kaldırıldı kütüphanelerdeki bazı kitaplar toplatılıp yakıldı köy Enstitülü öğretmenler enstitüyle bağları kesilerek ellerindeki tüm araç ve gereçlere el konuldu. Sonuç olarak 1940-1954 yılları arasında çeşitli bahaneler üreterek 17 Nisan 1940’da kurulan Köy Enstitüleri 27 Ocak 1954 yılında kapatıldı. Kapatmaya çalışanların başında toprak ağaları/ köy ağaları ve muhafazakar kesim oldu. Köy Enstitülerin 86. Yıl dönümü kutlu olsun
Hoşça kalın sağlıkla kalın




















