Dünyamız gerçekten çok kaotik bir yer ve uzayın insanın aklını zorlayan büyüklüğü de buna eklenince herkes çaresiz kalıyor. İnsanoğlu herşeyi karıştırmaya incelemeye ve tartışmaya bayılıyor. En ufak tefek şeyler bile fiziğin kimyanın veya felsefenin konusu yapılıyor ve sabah akşam demeden her gün tartışılıp yeniden keşfediliyor. Herkesin çok sevdiği bazı konular var. Bu konuları öyle çok seviyoruz ki yirmidört saat konuşsak doyamayız konuşmaya. Fakat hepimizi çok ilgilendiren kimi konuları konuşmaktan kaçınıyoruz veya korkuyoruz.
Mesela ekonomi diye bir konu var ve çok karışık bir konu değil aslında. Bir iki kitap okusak bir bilene danışsak epey yol alabiliriz. Ama bunun yerine sanki yokmuş gibi davranıyoruz ve her seferinde gelen bir krizi görmeyip burnumuzu bir kayaya sürtüyoruz.
Kimsenin göremediği bir şeyleri görmek için deha olmak gerekiyor ama herkesin bildiği bir gerçeği görmezden gelebilmek büyük yetenek ister. Yaklaşan bir trenin duramayıp çarpacağını önemsememek, veya batan bir gemide orkestrayı yönetmeye devam etmek gerçekten değişik bir kafa yapısı gerektirir. Ben bunu gerçeğin inkarı olarak kabul etmiyorum bu olsa olsa kabul edip yapacak bir şey olmadığını görmekle ilgili.
Geçen gün kimilerimizi oldukça ilgilendiren bir deney yapıldı. Bir robot insana karşı, hiç durmadan bir kargo kontrol noktasında binlerce paketi kontrol etti ve yirmi dört saat boyunca bu kontrole devam etti. Ne dinlendi, ne uyudu, ne karnı acıktı. Konuyu haber yapan gazetecilere göre bu çok ‘acayip’ bir durumdu. Yani bu durumun bu noktaya gelebileceğini kimse görememişti ve gelinen duruma şaşırıp acayip olarak niteliyorlardı. Ben size asıl acayip olanı söyleyim mi? O kargo şirketinde o işi yapan herkes kendisine başka iş baksa iyi olur. Çünkü kesinlikle işsiz kaldılar.
Gene bir kaç gün önce youtube da konuşan bir profesör kendisinin filanca konuda uzmanlığı olduğunu ancak bunun artık hiçbir öneminin olmadığını söylüyordu. Yeni bir yapay zeka botu o konudaki tüm problemleri çözebiliyormuş. Epey zaman vermiştim o konuyu öğrenmek için dedi profesör. Yüzünde hüzünlü bir gülümseme vardı ve yapacak bir şey yok der gibiydi. Evet gerçekten bu iş çok başka bir yere gidiyor.
Robot ve yapay zeka ile uğraşan herkes kendisini bir şekilde rahatlatmaya uğraşıyor ancak ilk darbeyi yazılım sektörü yedi. Geçen seneden beri söylemeye çalıştığım şey şu; eğer bir konuda sizden daha iyi bir alternatif varsa, kapitalist dünyanın gerçekleri gereğince kapital sizi değil onu tercih eder. Bir kısım insanlar ise hala aman yapay zekanın fişi bizde, canımızı sıkarsa bu yapay zeka, çekeriz fişini olur biter diyorlar. peki internetin fişini çekebiliyor musunuz? Diyelim ki enerji kaynaklarını tamamen yok ettiniz. Ya güneş enerjisini kullanıp hala aktif kalmaya devam ederlerse? O meşhur matrix filminin çıkış noktası da buydu zaten. İnsanlar makinalar enerji elde edemesin diye güneşi bile karartmışlardı ama robotlar insanlardan enerji elde etmişlerdi.
Bunun sonunda ne olur derseniz arkadaşlarıma göre ben oldukça karamsar bir insanımdır ve ben bu işin sonunun karanlık olduğunda ısrar ediyorum. Eğer insanlar olarak örgütlenmez ve hükümetleri kendimizi korumak konusunda ikna etmezsek insanlığa ait hemen herşeyi kaybedeceğiz ve ilk kaybedeceğimiz şey de mesleklerimiz olacak.




















