Sevgili okurlar,
Milli eğitim Bakanı tarihi çarptırarak Cumhuriyet döneminden önce ülkemizin emperyalist ülkelerin işgali altında olduğunu unutarak ( Antalya ve çevresi İtalyanlarca, Gaziantep Kahramanmaraş ve diğer iller Fransızlar, ege bölgesi Yunanlılarca ve İstanbul İngilizler tarafından işgal edilmişti) Kurucu iradeyi yok sayarak Atatürk ve Cumhuriyet Devrimlerine karşı olduğunu biliniyordu yıllar önce okullardan andımızın okutulması kaldırıldı resmi kuruluşlardan TC ibaresi kaldırıldı okullardan Felsefe mantık dersleri haftada bire indirildi Matematik ve Türkçe dersleri asgariye indirildi Fen liselerine önem verilmeyerek öğrenciler imam hatiplere yönlendirildi karma eğitime karşı çıkılarak erkek ve kız öğrencilerin ayrı okutulması istendi ve isteniyor devrim tarihi okutulmuyor tarihi ve eğitimi kendi ideolojilerine göre okullarda öğretilmek isteniyor. Milli Eğitim Bakanı geçen yıllarda TBMM’de yaptığı bir konuşmada tarikatların STK olduğunu söyleyerek onlarla protokoller yaparak paydaş yapılmıştır kendilerine mürit yetiştirmeyi hedeflediğini her defasında kanıtlıyor. Son olarak ta müfredattan kurtuluş savaşı ibaresini kaldırıp yerine “Milli Mücadele” denileceğini açıklayarak neden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı imparatorluğu vardı diyerek yine devrim kanunlarını hedef aldı. Milli Eğitim bakanı neden kurtuluyoruz demiş sayın bakan neden kurtulmadık ki Emperyalist ülkelere uşak olmaktan kurtulduk, kul olmaktan kurtulduk, Sevr’den kurtulduk, Kapitülasyonlardan kurtulduk, Türklüğümüzün yok olmamasından kurtulduk kadınlarımız cariyelikten kurtuldu ve insanlarımız Hürriyetlerine kavuştu hür olundu. Kurtuluş savaşı mı Milli Mücadele mi bu kavramlar Cumhuriyet döneminde kurucu irade tarafından her ikisi de kullanılmıştır daha sonraları kurucu irade Kurtuluş savaşı ibaresinin kullanılması daha doğru bir kavram olduğuna karar kılınmıştır. Peki bunlar neden yapılıyor sorusunu sormak gerekir çünkü bunlar tamamen bir projedir planlanan projeler zamanı geldiğinde uygulamaya konulu yor. Bu sadece MEB’de değil tüm kurum ve kuruluşlarda, bakanlıklarda ilgili kuruluşlarda daha öncesi kanunlar ve yönetmelikler değiştirilerek, cumhuriyet kazanımları ve devrimleri adım adım yok ediliyor. Örnek verecek olursak MEB’in teşkilat yasasında 20011 yılında yapılan değişikliğin ne olduğunu bilmemiz gerekir. 2011 tarihinden önceki yasa şöyle diyor Teşkilat Maddesi: 2 Milli eğitim bakanlığının görevleri şunlardır: Atatürk İnkılap/Devrim ve ilkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, Türk Milletin ahlaki, manevi, tarihi ve kültürel değerlerini benimseyen Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen vatandaşlar yetiştirmektir. 2011 tarihinde yapılan değişiklik Madde: 2 Milli Eğitim Bakanlığının görevleri: Küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği gibi bilgi ve becerilerle donatarak geleceği hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak Amaç ne? Amaç şudur, Düzene uygun vatan sevgisi olmayan, görev ve sorumluluklarını bilmeyen vatandaş yetiştirmek, ahlaki manevi, tarih ve kültürel değerleri benimsemeyen yurttaşlar yetiştirmek, milli ülküsünü hafızalardan silmek, kimliksiz toplum ve gençlik yetiştirmek biat kültürünü empozeetmektir. Bu sistemle Çocuklarımızı ve gençlerimizi çağdaş bir eğitimden uzaklaştırarak yoksulluk ve cehaletten başka bir şey yapılamaz Milli Eğitim Bakanı ve diğerleri ATATÜRK ve devrimlerinden ne kadar nefret ederseniz edin tarihi gerçekleri değiştiremezsiniz devrim ve ilkeleri yok edemezsiniz, Atatürk ve Kurucu iradenin sevgisini Türk milletinin kalbinden silemezsiniz Hoşça kalın sağlıkla kalın




















