Zaman tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar hızlı akıyor insanoğlu için. teknoloji ve dijital dünyada yaşanan hızlı gelişmenin sonucunda ortaya çıkan bir durum. Bunu artık geri döndürmenin imkanı yok çünkü hem insanlar alıştılar hemde teknoloji devleri olağanüstü karlılık oranlarıyla herkesin iştahını kabartıyorlar. Kimsenin aklına gelmeyen şeyler insanların gözleri önünde oluyor, mesela bir internet devi dünyadaki bir çok ülkenin gayri safi hasılasından daha çok gelir elde ediyor. yaşananları tersine çevirmenin imkan ihtimali yok artık.
O halde bununla yaşamayı öğrenmek zorundayız. Artık bankaların fiziksel olarak sizi görmeleri gerekmiyor mesela. Eğer bir şifreniz varsa işlemlerinizi internetten yapabiliyorsunuz. Yada yemek yemek için restorantta sıra beklemenize gerek yok istediğiniz yemeği kapınıza getirme imkanınız var. Bu kolaylıklar sizin hayattan daha çok zevk almanız dostlarınıza daha çok zaman ayırmanız bir fırsat iken neden böyle olmuyor? Niçin insanlar kendine daha çok zaman ayırabilecek iken kimsenin hiç vakti yok? Herkesin bir şeylere acelesi var gibi görünüyor fakat aslında kimse hiçbir şey yapmıyor.
Telefonlar tabletler bilgisayarlar aslında hayatımıza onlarca yeni kavram soktular. İnstagram bunlardan biri. Sadece resim paylaştığımız bir site burası. başlangıçta sevdiğimiz insanların resimlerine bakıp mutlu olmamız gerekiyorken sonrasında herkes herkesin resimlerine bakar hale gelince gecenin ikisinde malezyada hiç tanımadığım birinin evinde gezinebiliyorum. Bu internetin mucizesi ve doğrusu hiç iyi bir şey değil. Üstelik zengin fakir ayırt etmeksizin herkesin kolayca ulaşabilmesi, dolar milyoneri bir Amerikalının yatında gezinme imkanı veriyor bana tam da elimde kalan son parayı kira için yatırmış ve ev sahibinin çok ucuz oturuyorsun kiraya zam yap biraz diyerek beni sıkıştırmasının arkasından hemde.
Elbette herkes burada benim gibi gezinip sağa sola bakınmıyor. Bir kısım insanlar buradan para kazanmanın yollarını da bulmuş görünüyor. Aşırı lüks hayatlarını sergileyip meraklı insanları adresine çekiyor ve reklam alarak bunu bir gelir kapısına çeviriyorlar. Kazandıklarının bir kısmını gene lüks eşyalar almaya harcıyorlar ve hatta buna gerek bile kalmıyor çünkü bazı firmalar ürettikleri malları bu insanlara(biz onlara fenomen diyoruz) yolluyorlar ki fotoğrafları paylaşılsın ve reklam olsun. gayet akıllıca değil mi?
Ancak evinde tüm bu pazardan haberi olmayan ve gayet mutlu bir şekilde çayını yudumlayan bir kadın, son çıkan falanca çantayı birinin elinde görünce ne hissedecek sizce? Sadece kalkıp okuluna gitmekten ve ders çalışmaktan başka bir işi olmayan on yedi yaşındaki o genç son model altın kaplama lüks saati görünce içi cız etmeyecek mi? Bir ömür çalışıp alamayacağı arabaları insanların kolayca elde edip bindiklerini anlayan bir lise öğrencisi mutlu olabilir mi?
En güzel yanı ne biliyor musunuz? Biz bu resimlere bakıp kendimizi mutsuz ettikçe teknoloji şirketi milyarlarca dolar kazanıyor. Dünyanın en zengin insanları oluyorlar kendilerine satın alabilecekleri herşeyi alıyor ama almak için bir o kadarını daha kolayca kazanıyorlar. Biz sadece o resimlere bakıyoruz. Bir odanın içinde oturuyoruz kendi depresyonumuzu bu şekilde tedavi etmeye çalışırken aslında daha büyük bir mutsuzluğun içine çekiliyoruz.
Bundan seneler önce magazin programları yayıldığında toplumda bir huzursuzluk oluşmaya başlamıştı. En sonunda biz bu programları istemiyoruz diye isyan çıkmış sonrasında kaldırılmıştı. O zamanın insanları oldukça bilgeydiler. Malesef günümüzde bu kadar bilge insan yok veya onları da milyarlarca dolarlık şirketler ya satın aldı veya yeldeğirmenlerine karşı savaşmaya kimse cesaret edemiyor. Yoksa bu apacık görünen bu zehirlenmenin karşısına dur diyecek birileri çoktan çıkardı.




















