Günümüzden yaklaşık üç bin yıl önce çin savaşın kurallarını ilk kez yazıya dökmüştür. Bu kitap bugün savaş sanatı olarak biliniyor. Elbette ilk bakışta bir strateji kitabı olarak oldukça değerlidir ama daha önemlisi kitabın ruhunda gizlidir. Savaş bir sanattır. Tüm hesapların, yapılan onca tahminlerin yanında son perdede savaşın galibi savaş meydanında ortaya çıkar.
Savaşı ve onun getirdiği yıkımı en iyi bilenler askerlerdir. Bu yüzden insanların tüm çığırtkanlıklarına karşı askerlerin ne dedikleri daha önemlidir. Tarihin en büyük askerlerinden birisi olan Mustafa Kemal zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir diyerek bu işi çok güzel özetlemiştir. Savaşın bir kanunu kuralları hedefi vardır. Kendine özel yanları vardır.
Herkes savaşamaz. Savaşmak özel bir beyin kimyası, özel bir sinir sistemi gerektirir. Bu yüzden devletler özel olarak savaşçı yetirştirir. Bu savaşçılar asla yenilgiyi kabul etmez, kesinlikle savaşmaktan vazgeçmezler. Bugün biz onlara subay diyoruz. Bir meslek olarak kabul ediyoruz ama meslekten çok çok daha fazlasıdır. Subayla karşılaşana kadar bunun ne anlama geldiğini bilmeniz mümkün değil.
Savaşın özü düşman kuvvetlerini kendisiyle savaşamayacak pozisyona sokmaktır. Bu hem askeri hem psikolojik savaşı içerir ve kendisiyle savaşın sonunda kazanmanın mümkün olmayacağını karşı tarafın anlamasını sağlamaktan geçer. Aslında en önemli savaş caydırıcılık kuvvetinin düşmanlarının kafasına çakan önleyici savaştır. Düşman kuvvetleri sizinle savaşmaktan vazgeçmelerine sağlayan ve size psikolojik üstünlük kazandıran bir savaştır bu.Savaşın amacıda bu değil midir?
Bir hükümdar bir devlete savaş ilan edecekse önce generalini yanına çağırır ve onunla bu konuyu konuşur. General hükümdara bu savaşın amacını sorar. Bu çok basit şeyler değil mi! Ama bugün yanımızda olan bu savaşta sanki bunlar hiç olmamış gibi görünüyor. Sonra general savaşılacak ülkenin askeri gücü hakkında bilgi alır. Bu bilgiye göre bir savaş planı hazırlar ve hükümdara sunar.
Bir savaşın en önemli konularından birisi de savaşın süresidir. On sene süren savaş olmaz. Savaşta en önemli konu savaşı kısa sürede bitirmektir. Savaşın süreside öngörülmüş bir konu olarak harekat planına girer. Bunlarda heralde harp akademisi birinci sınıf konuları olmalı!
Bakıyoruz bugün cereyan eden savaşa ne kapsamı ne gücü ne süresi ne politik hedefi belli. Kim ne yapıyor neden yapıyor belli değil. İki tarafta stratejik hatalar yapıyor ve bu yıkımın miktarını arttırıyor. Bununla birlikte son sözde şu olsun kazanan tarafta tamamen bir ilüzyondur. Kamuoyunda kimin savaşı kazandığı konusunda bir görüş ortaya çıkar ve taraflardan biri mağlup oluverir. O yüzden savaşı bitirmek için fazla beklememek ve kamuoyunu yönlendirmek çok önemlidir. Bu noktada bile savaşın kuralları uyggulanmamaktadır.
Son söz savaş harp meydanında kazanılır. Cesaret ve güven ekipman gücünden önemlidir. Savaşın bir an önce bitmesi en büyük dileğim.




















