Doç. Dr. İlhan Çelik

Doç. Dr. İlhan Çelik

ilhancelik123@gmail.com

TARIM'DA ÇÖZÜME YÜRÜMEK!

03 Şubat 2021 - 02:52

Sevgili Okuyucularım;

 Kooperatifçiliğin..!!

Karşılıklı yardım, dayanışma ve fedakarlık gibi bir anlayış içerisinde, imece kültürü ile benzerlik gösterdiğini düşünüyor ve imecenin teşkilatlanmamış kooperatifçilik olduğunu varsayabilmenin mümkün olduğunu görüyorum. Türkiye’de kooperatifçilik uygulamalarının temelini, Cumhuriyet döneminden çok eskilere dayandırılabilir. Bunu 13. yüzyılda Anadolu Selçukluları döneminde ortaya çıkan Ahi Birliklerinde görebiliriz. Bu birlikler, esnaf ve sanatkarların meydana getirdikleri meslek kuruluşlarıdır. Ahilik sisteminin, aşırı gelir ve servet farklılıklarını önlemesi, işsizlere iş sağlaması, hem üreticiyi hem tüketiciyi koruması, mesleki eğitimler vermesi gibi özellikleri kooperatifçilikle benzerlikler taşımaktadır.

Kooperatifçiliğin Cumhuriyet döneminde daha düzenli bir hale getirilmeye çalışıldığını, ilkeli bir yapıya kavuşması için mücadele verildiğini görmekteyiz. Bu gelişimler, daha sonra uygun bir zaman diliminde detaylı bir şekilde ortaya konulabilir. Ancak dönemin ilk tarihlerinde yaşananları, kısaca hatırlamamızın önemli olduğunu düşünüyorum. Mustafa Kemal ATATÜRK “ Tarımın ve Üretimin önemini “ 17 Şubat 1923 İzmir İktisat Kongresi Açış Söylevinde şu ifadeleri kullanarak vurguluyor ;

” … . Arkadaşlar, kılıç ile fütuhat yapanlar, sabanla fütuhat yapanlara mağlûp olmaya ve binnetice terki mevki etmeye mecburdurlar. Nitekim Osmanlı saltanatı da böyle olmuştur ” demiş ve "Kılınç ve saban; bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima yenildi." "Köylülerin gözleriyle görebilecekleri, çalışmaları için örnek tutacakları, verimli, modern, uygulamalı tarım merkezleri kurmak gereklidir. " Deyimiyle hedef göstermiş ve Memleketi; iklim, su ve toprak verimi bakımından, ziraat bölgelerine ayırmak icap ettiğini, bu bölgelerin her birinde, köylülerin gözleriyle görebilecekleri, çalışmaları için örnek tutacakları verimli, modern, pratik ziraat merkezlerinin kurulmasını hedef göstermiştir. Pratik olarak ise, İzmir İktisat Kongresinde şu kararları almışlardır ;

1. Reji idaresinin kaldırılması ve yabancıların elinde bulunan içki ve tütün teklinin yerli halka verilmesi

2. Aşar vergisinin kaldırılması

3. Lüks ithalattan kaçınılması

4. Yerli üretimin geliştirilmesine çalışılması

5. Yabancı sermayen in ülke gelişmesine katkısı göz önünde bulundurularak izin verilmesi

6. Kapitülasyonların kaldırılması

7. Hayvancılığın geliştirilmesi

8. Banka kurulmasının teşviki

9. Devlet memurları ve askerlerin ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanması şeklinde dir.

1925’te çıkarılan başka bir kanunla Hükümet, köylüyü topraklandırmak amacı ile bedelini yirmi yılda ödemek üzere toprak dağıtır, Ziraat Bankası küçük çiftçilere kredi kolaylıkları tanımakla ve faiz haddini düşürmekle yararlı hizmetler yapar. En önemlisi ise Kooperatifçiliğe önem verilir, Tarım Kredi Kooperatifleri, Ziraat Okulları ve Yüksek Ziraat Enstitüsü açılır. O yıllarda Kooperatifçiliğe ne kadar önem verildiğini Atatürk’ün 1936 yılında tarımsal kooperatifçilik konusunda yoğun faaliyetlerde bulunduğunu ve bunlardan birisinin, İçel’in Tekir köyünde Atatürk’ün sahibi olduğu Tekir çiftliği civarındaki çiftçileri tarım kredi kooperatifi kurmaları için cesaretlendirerek örgütlemesidir.”

Atatürk’ün ülkemizde kırsal ve kentsel kooperatifçiliğin geliştirilmesi için yaptığı faaliyetler oldukça yoğun olmuştur. Hayatı boyunca ekonomik kalkınmada ve üreticilerin refah düzeylerinin yükseltilmesinde kooperatiflerden önemli birer araç olarak yararlanılması gerektiğini ileri sürmüş, kooperatifçilik yasalarının çıkartılması ve kooperatiflerin kurulması için bizzat çalışmıştır. Henüz Cumhuriyet dahi ilan edilmemişken kooperatifçiliğin düşünülmüş olması, kooperatif kurulması ve kurulacak kooperatiflere çiftçilerin ortak edilmesi ve hatta bu kooperatiflerin kuruluş sermayesinin

“çiftçiye olan borcuna mahsuben” devletçe karşılanması gibi kararlar, kooperatifçilik hareketi açısından tarihi önem taşımaktadır.

Atatürk’ün önderliğinde kooperatifçilik çalışmaları hız kazanmış 5 Haziran 1929 tarihinde, 1470 sayılı “Zirai Kredi Kooperatifleri Kanunu” yürürlüğe konmuştur. 24 maddeden oluşan bu kanunla, tarım işletmelerinin kısa vadeli ihtiyaçlarını karşılamak üzere zirai kredi kooperatiflerinin kurulması amaçlanmıştır. 2 Kasım 1935 tarihinde 2834 sayılı “Tarım Satış Kooperatifleri Kanunu” ve 2836 sayılı “ Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu” çıkarılmıştır. Bu kanunların uygulanabilmesi için de 19 Mart 1936’da Tarım Kredi Kooperatifleri Anasözleşmesi ve 27 Ocak 1937’de Tarım Satış Kooperatifleri Anasözleşmesi ile Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri Anasözleşmesi olmak üzere iki ayrı Anasözleşme tamamlanarak Bakanlar Kurulunca onaylanmıştır.

Atatürk’ün söylemlerin de dahi, yaptığı vurgulamalar önemlidir. Bunlardan birkaçını, dostlarla paylaşmamın doğru olacağını düşünüyorum..!!

“Türkiye’nin sahibi hakikisi ve efendisi, hakiki müstahsil olan köylüdür.”

“Ciddi etütlere dayalı bir ziraat siyaseti tespit etmek ve ziraat rejimi kurmak lazımdır.”

“Eğer milletimizin ekseriyeti azimesi çiftçi olmasaydı, biz bugün dünya yüzünde bulunmayacaktık.”

“Memleketi iklim, su ve toprak verimi bakımından ziraat bölgelerine ayırmak icap eder.”

“Milli Ekonominin temeli ziraattır.”

“ Son arzum, yeşillik ve ağaçlık, fakat yaz ve kış yeşil duran ağaçlar arasında olmaktır.” Demiştir.

Kooperatifçiliğin gelişim sürecinde, Köy Enstitüleri ile kooperatifçilik arasında ilişki kurularak yeni bir adım atılmıştır. 4274 sayılı Köy Enstitüleri Kanununun 62. maddesinde, köy enstitüleri bünyesinde üretim ve tüketim kooperatiflerinin kurulması, işletilmesi, bunlardan hiçbir şekilde vergi ve harç alınmaması kararlaştırılmıştır. Köy Enstitülerinde son sınıflar için kooperatifçilik dersleri öngörülmüştür. Enstitülerde köylüler, kurulmuş olan kooperatife ortak edilmiş, II. Dünya Savaşı’nın kıtlık yıllarında çeşitli ihtiyaçlarını ucuz olarak karşılamak için bu kooperatiflerden yararlanmışlardır. Bu Enstitülerde kooperatif kolları kurulmuş, öğrencilerin mezun olduktan sonra görev aldıkları köylerde kooperatif kurmaları amaçlanmıştır.

Bugün bazı gerçeklerin geç görülmesine karşılık, yeni adımların atılması için geç değildir. Yeter ki, bakış açımızı geniş tutalım. Belirli aralıklarla ortaya çıkan salgın hastalıkların, Dünya da yaşayan milyonlarca insanı nasıl etkilediğini ve yaşamın bitmesine kadar gittiğini görüyoruz. Her salgın döneminde beslenme kaynakları ve beslenmenin önemi üzerinde durulmuş, kararlar alınmış ve mücadele yöntemleri geliştirilmiştir. Yapılan tüm mücadele yöntemlerine ve alınan kararlara saygı duymamız gerekiyor. Mücadele içerisinde ortaya konulan eksikliklerden ise ders almamız gerekirken, salgın hızının ortadan kalkmasıyla birlikte yeniden rehavetlerin yaşanması, alınan bir dizi önlem ve tedbirler ise yavaş yavaş unutulmaya başlanıldığını görüyoruz. Umarım bugün yaşamış olduğumuz salgından sonra, geçmiş dönemlerde yaşanan rehavetleri yaşatmaz. İdare edenlerin alacakları kararlar, bu açıdan önem arz etmektedir.

Emekli olmuş ve halen göreve devam eden bir kısım Akademisyenler olarak, bizler elimizi taşın altına koymayı görev saydık ve bu yapının içerisine bir tuğla koyabilmek için, “Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin” işlevini inceleyerek başladık. İnceleme sürecinde, Kapsamlı bir çalışma alanı olan Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin, kuruluş amacına uygun olarak aşağıda belirtilen konulardan gerekli gördüklerini seçerek çalışmalarını yürütebileceğini, başarıya ulaşabilmesi içinse “Devlet Desteğinin” mutlaka olması gerektiği sonucuna vardık.

Kurulmuş Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin ;

a) Tarımda her türlü verimliliği artırıcı tedbirleri almak,

b) Bitki, hayvan, orman, su, arıcılık, meyvecilik, bağcılık, sebzecilik, çiçekçilik ve diğer ürünlerin rantabl bir şekilde yetiştirilmesi ile ilgili her türlü teknik faaliyetlerde bulunmak,

c) Ortaklarının her türlü ürün ve mamullerinin kalitesini yükseltecek tedbirleri almak, hastalık ve haşerelerle mücadele yapmak ve yaptırmak,

d) Ortaklarının üretimle ilgili araç, gereç ve diğer tarımsal girdi ihtiyaçlarını temin etmek, ayrıca, ortakların tarımsal makine, alet ve ekipman ihtiyaçlarına yönelik makine parkını satın alma veya kiralama suretiyle oluşturmak. Kooperatif mülkiyetinde veya ortakların makinelerini ortaklara veya üçüncü kişilere kullandırmak,

e) Bitkisel ve hayvansal mahsulleri değerlendirme, işleme, muhafaza ve pazarlama ile ilgili her türlü fonksiyonları yerine getirmek için gerekli çalışmaları yapmak, yaptırmak,

f) Her çeşit orman ürününün istihsal, imal, nakil, depolama ve istif işlerinin yapılmasında ortaklarına yardımcı olmak veya bu işleri yapmak, orman idaresince verilecek aslî ve talî orman ürünleri ve orman artıklarını değerlendirmek, Orman Kanunu ve ilgili mevzuata göre ortaklarına ormanda iş sağlamak, kredi vermek, özel ağaçlandırma yapmak, yaptırmak,

g) Çay ziraatında verimliliği artırmak amacıyla ilgili kuruluşlarla iş birliği yapmak,

h) Tabii kaynaklardan faydalanmak, el ve küçük sanatlarla ilgili muhtelif çalışmalarda bulunmak ve bunların pazarlamasını sağlamak,

ı) Ortakların finansman ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olmak ve teslim ettikleri mal oranında ve kooperatifin mali imkanları ile orantılı avanslar vermek,

j) Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile diğer bakanlıklar, teşekküller ve bankalar tarafından yapılacak teknik ve mali yardımların ortaklara intikalini sağlamak,

k) Özel ve Resmi kuruluşlardan temin edilen kredi, hibe ve borç parayı gayeye uygun hizmetlerde kullanmak,

I) Kredi alınan banka, kurum ve kuruluşlara kooperatif tüzel kişiliğine ait taşınır ve taşınmaz malları ipotek ettirmek ve ortakları adına kefalette bulunmak,

m) Taşınmaz ve taşınır mallar, aynlar edinmek, yaptırmak veya gerektiğinde satmak, işletmeleri devralmak, kooperatifin yatırımları için gerekli tesislerin yapılmasına karar vermek,

n) Kooperatifin ithalat ve ihracatla ilgili işlemlerini yapmak veya yaptırmak,

o) Bina, arazi, arsa vb. alım ve satımı ile kooperatifin mülkiyeti ve tasarrufunda bulunan makine, alet ve malzemeyi kira karşılığı her türlü tarımsal işlerde kullandırmak, bunların bakım ve onarımını sağlamak,

p) İşletme araçları, canlı, cansız demirbaşlarla, ortakların gıda maddeleri, ev ve giyim eşyası, yakıt ve akaryakıtlarının alım ve satımını yapmak ve bayiliğini almak,

r) Ortaklara her türlü sigorta hizmetlerinin sağlanmasında aracılık etmek,

s) Kooperatif çalışmaları ile ilgili kiralama işlerini yapmak,

t) Kırsal turizm faaliyetinde bulunmak,

u) Ortakların sosyal, kültürel ve ulaşım konularındaki ihtiyaçlarına yönelik faaliyette bulunmak,

v) Çevre korumaya yönelik faaliyetlerde bulunmak,

y) Çalışma konularıyla ilgili şirket kurmak ve kurulmuş olan şirketlere iştirak etmek,

z) Amaç ve çalışma konularında gazete, dergi, kitap çıkarmak ve her türlü yayın faaliyetlerinde bulunmak ve gerektiğinde seminer, sempozyum, panel, konferans gibi toplantılar düzenlemek, olduğunu ve böylece geniş bir çalışma alanının sunulduğu görülmüştür.

Bizler farklı bir pencereden bakarak, özellikle Mustafa Kemal ATATÜRK’ün öngördüğü şekilde "Köylülerin gözleriyle görebilecekleri, çalışmaları için örnek tutacakları, verimli, modern, uygulamalı tarım merkezleri kurmak gereklidir” felsefesiyle düşünerek..!!

Tarımın çeşitlendirilebileceğine, özellikle üretim çeşitlendirilerek “Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin” yetiştirilebileceğini ve bunlardan elde edilebilecek gelirlerin ortakların gelişimi için aktarılabileceğine, Özellikle 65 yaş üstü bireylerin, daha iyi yaşama koşullarını sağlayabilmek için toprakla buluşturulabileceğine, toprak uğraşısı verebilecek bireyler ile, Ekolojik denge içerisinde iyi tarım ve organik tarımın “ SAĞLIKLI BİR TARIM KÖYÜ “ projesi içerisinde uygulanılabileceğini, bu uğraşılar sonucunda uygulanan bölgeye ayrı bir sinerji katacağını, etkin bir kazanımla birlikte, etkin bir iş gücünün yaratılabileceği düşüncesini ortaya koymuştur.

    Bu köyde asıl amaç, insanların hasta olmaması ve üretmesidir..!! Diye seslendirdiğimiz bu tip projelerin , yaşama geçmesi dileğimle.. 

       Günümüzdeki süreç içerisinde TGF- Üyesi Gazeteçiler ve Yayıncılar Derneği üyeleri Haber ve Köşe yazılarıyla “Tarımda Çözüme Yürümeye” ol açtıkları görülmektedir. 

       Çözümlere birlikte yürüme arzularımızla, Sağlıklı yaşayın sağlıcakla kalın. 

02.02.2021

                                                                                   Doç.Dr. İlhan ÇELİK

                                                                                      E. Öğretim Üyesi


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum