HAKİMİYET KİMİN?..
Yaşar Çelebi

Yaşar Çelebi

HAKİMİYET KİMİN?..

09 Mart 2018 - 12:15

HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDEİR!” (M.Kemal Atatürk)

 

Ulu Önder Atatürk’ün, ileriyi görerek ve tüm dünya’ya ışık tutacak, TBMM de ki bir cümlelik; ‘HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR’ cümlesini söylediğinde, zamanın milletvekilleri ayakta alkışlamışlardı. Ve o tarihlerde dünyanın birçok ülkesinde Demokrasi’nin “D”si bile yoktu.

 

Avrupa, (tek dişi kalmış canavar) son yıllar da bizleri eleştirip, iç işlerimize karışıyor. Ve de ‘Saman altından su yürütme’ politikasıyla… Elimize de ‘elma şekeri’ vererek...

Savaşlarda sırt-sırta, omuz-omuza; mermiye karşılık süngüyle ölümüne hücum eden; Türk, Kürt, Laz, Arnavut demeden, hiçbir din ve ırk ayırımı yapmadan, asırlar boyu beraber savaşmış bu soylu milleti, kardeşi kardeşe vurdurtma politikası gütme cüretini kendinde buluyorsa, elimizi alnımıza koyup düşünmemiz gerek…

 

Bugün babalarının, teyzelerinin oturdukları Meclis koltuklarında oturacak olan yarınlarımız, yavrularımızı, yıllar boyu; (AB kapısında) ‘ el-pençe divan ‘ durdurtmak istemiyorsak;

Bir tarafta; ilaç alabilmek için ‘alyansını’ eczanede rehin bırakan, içleri kan ağlayan, çaresiz annelerin acısını anlamamız, diğer tarafta; milletin paralarıyla, çocuklarını yurt dışında doğuran belediye başkanları, siyasiler hortumladıkları banka paralarıyla yurt dışında yaşayan, Şaire; “..Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.” dedirten, Bayrağının hürce dalgalandığı, ‘dua’larının hürce semalara yükseldiği bu cennet vatanın çıkarlarını hiçe sayanlara hesaplar sorulmalıdır!

Kayıtsız, Şartsız!..

 

Eğer bir komedyen Marş yazıyorsa elimizi alnımıza koymamız gerek… Teşekkürler Cem Yılmaz.

 

Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak,

Dönmeyip Amerika’da arlanmaksızın yaşayacak,

O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak,

Hortumladıkları benimdir, milletimindir ancak.

 

Çalma Kurban olayım hepsini, ey hırsız çakal,

Gariban halkıma da bir pul alacak kadar al.

Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal,

Hakkını vermezsen buradaki ortakların behemal.

 

Ben ezelden beridir aç yaşadım, aç yaşarım.

Hangi hükümet beni kurtaracakmış? Şaşarım.

Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım.

Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez başarım.

 

Mali krizler örmüşse yoluna çelikten duvar,

Benim ‘cağız, ceğiz’ diyen bir hükümetim var.

Bağırsın korkma! Nasıl işimize burnunu sokar,

Avrupa Birliği denen tek dişi kalmış canavar.

 

Arkadaş! Meclis’e namusuyla çalışanları uğratma sakın,

İşe aldıracakların olsun hep sana yakın…

Gelecektir cezayı vereceği günler ‘hak’kın,

Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.

 

 

 

 

 

 

 

Yaktığın yerleri orman diyerek geçme tanı!

Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı.

Gözleri açık yatır, seni kurtaran Ata’nı,

Satılmadık bir o kaldı, durma satıver vatanı.

 

Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda,

Semizlettin Apo’yu, mezarında dönsün şüheda,

Uydurma kanunlarla Meclisten getirdin seda

Onbin yıllık tarihe, yurdum ederken veda.

 

Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?

Yediğiniz herzelere başka ne demeli.

Oyuverin altını, iyice sallansın temeli,

Yurdumun ki, sonun da vatandaş kükremeli.

 

O zaman doğrulur belim, kalkar yukarı başım,

Hesabını verip de gittiğiniz gün kardaşım,

Dalgalan siz de ‘dolar’ gibi ey suçlular,

Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular.

 

Hakkıdır, garip yaşamış vatandaşın da gülmek,

Hakkıdır , ezilmiş milletimin aydınlık istikbal.

 

Meclis koltuklarında oturan, ayda Onsekiz(18) Bin Lira maaşı -vergi Vermeden- hakedenlere,

Saygılarımla

 

 

 

 

Bu yazı 1437 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum