DİDİM CEMEVİ NEREYE GİDİYOR?
Reklam
Kemal ETLEÇ

Kemal ETLEÇ

EDİTÖR

DİDİM CEMEVİ NEREYE GİDİYOR?

26 Ekim 2016 - 15:40

Aşurenin tarihi kime, kimlere dayanır ? Aşure nasıl ortaya çıkmıştır? Aleviler için aşurenin anlam ve önemi nedir? Günümüzde aşure nasıl bir anlam içeriyor?

​Aşure Arapça (İbranice) bir kelimedir (Orijinal telaffuzu aşuradır) ve on (10) anlamına geliyor. Başka bir deyimle Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günüdür. Bazı bilgilere göre, İslamiyetten önce, başta İsrailoğulları olmak üzere bir çok halk bu günde oruç tutarlardı. Bu günde önemli ve insanlığın kaderini etkileyen, geleceğine yön veren olaylar gerçekleşmiştir. Örneğin; Adem peygamberin tövbesinin kabul edildiği, Halil peygamberin Nemrut'un ateşinden kurtulduğu, Hz. Musa'nın kavmini Firavun'un zulmünden kurtardığı, Yunus peygamberin balığın karnından kurtulduğu, Eyüp peygamberin dertlerine şifa bulup yaralarının iyileştiği, Hz. Yakub'un oğlu Hz. Yusuf'a kavuştuğu ve gözlerinin açıldığı, Nuh peygamberin gemisinin karaya oturduğu gündür. Bütün bu önemli tarihsel gelişmelerin yanında aşureyi bizler için daha da anlamlı kılan; imam Hüseyin'in bu gün şehit edilmesidir. Kerbela şehidi Hz. Hüseyin, on Muharremde şehit edilmiştir. Dolayısıyla Muharrem ayı ve bu ayda tutulan oruç ve sonrasında pişirilen aşure çorbası bizler için çok daha derin ve diğer toplumlardan farklı anlamlara sahiptir. İmam Hüseyin'in Kerbela çölünde şehit edilmesiyle Muharrem Orucu Aleviler için aynı zamanda bir Matem Orucu da olmuştur. Bununla beraber aşure çorbasınında Aleviler için anlam ve önemi diğer toplumlardan farklı olmuştur. Hz. Hüseyin, Kerbala da şehit edilmeden önce Muharrem ayında tutulan oruçtan sonra pişirilen aşure çorbası bir şenlik havasında yapılıp paylaşılıyordu. İmam Hüseyin'in şahadetinden sonraki tarihlerden itibaren ise, aşure çorbası şenlik havasından uzak bir şekilde başta Kerbela şehitleri ve 12 imamlar olmak üzere bu yolda canlarını veren bütün şehitlerin anılarına bağlılığın bir gereği olarak pişirilip dağıtıldı. Günümüzde de bu şekilde yerine getiriliyor. Aşure tatlısının çıkış noktası ile ilgili temel anlatım Nuh peygamberle ilgili olan anlatımdır. Nuh peygamberin gemisinin karaya oturmasından sonra gemide bulunan son yiyeceklerden bu tatlı çorba meydana gelmiştir. Aşurenin içinde en az 12 tane farklı bileşim olmalıdır. Bunlar genelde fındık, kuru incir, kuru üzüm,ceviz, nohut, fasulye ve benzer yiyeceklerdir.Muharrem ayında Aleviler bir araya gelerek birlikte mersiyeler, şiirler, deyişler, Alevi önderlerinin kahramanlık öykülerini okurlar, anlatırlar, söylerler. Tekrar altını çizelim ki aşure çorbası, 12 günlük Muharrem Orucu bitikten sonra Kerbela ve diğer bütün şehitlerimizin ruhları için, yollarına bağlılığın, değerlerinin savunucusu olmanın bir gereği olarak yapılıp paylaşılmalıdır. Birlik olarak, yolumuza bağlılığı daha yoğun yaşayarak, kardeşlik ve barış duygusuyla yapılıp paylaşılmalıdır. Diye aşureyi edindiğim bilgi çerçevesinde paylaştım ancak ben bu konu üzerine ders verecek nitelikte biri değilim. Kendimi hiç bir zaman bu konuda yetkili görmedim. Didim Cemevi Aşure gününde 7200 kişiye aşure dağıtarak büyük bir hizmet yapmıştır. Hak hizmetini kabul etsin. Fakat AŞURE matemi temsil ettiğine göre, resim, video çekerek bunu magazin ve siyasi rant malzemesi olarak kullanmak ne kadar doğru. Bir ibadethane olan Cemevi bu tip olaylara alet olmamalı. Parti temsilciliklerine, Belediye başkanlığına aşure pişirerek (buna mani bir durum yok ancak),bunları reklam malzemesi yaparak sosyal medyada paylaşması veya buna müsade etmesi inanç ritüellerine göre ne kadar doğru? Söke Cemevinden Ali dede ve Kanaat önderlerinden,köşe yazarı Erdal DEMİR’e bu konu ile ilgili danıştığımda ‘’Muharrem Ayı matem ayıdır, yas ayıdır. Bir elin verdiğini diğer el görmemelidir. Bu yapılanlar inanç ritüellerine göre yanlıştır.’’ derler. Kanaat önderi ve köşe yazarı Erdal DEMİR bu konu hakkında ‘’bende yazı yazar olması gerekenleri anlatırım; inanç ritüelleri bu şekilde çiğnenmemeli, Didim cemevi kendine çeki düzen vermeli ve uyarılmalıdır.’’dedi.

Aşure anlamını yitiriyor mu? Bu kadar magazinsel hale gelmesi, bu kadar siyasete alet edilmesi doğru mu? Aşure dağıtımı esnasında neşe içinde video,fotoğraf çekip paylaşmak doğrumu? ‘’Bir elin verdiğini diğer el görmeyecek öğretisi’’ rafa mı kalktı?

Bu yazı 1121 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum