Hayır, yazı başlığına aldanmayın, kendi hür iradenizle, gözlemleriniz ve irdelemeler yaparak en doğru tercihi yapacak olan yine kendiniz olacaksınız. Kime, hangi partiye oy verip vermeyeceğinize de hiç ama hiç kimse müdahale etmemeli, menfi yorumlar yapmamalı. Farkındalık oluşturmak adına, farkına varılması adına yazılar yazılıp irili ufaklı görsel çekimler, temsiller, tartışma programları yapılıyor. İnsan ki, kendi aklı, hür iradesiyle kararını verip, tercihini yapacaktır.
**
Bektaşi’nin önüne iki şarap koymuşlar, tadına bak, hangisi daha güzel demişler. Bektaşi ilkinin tadına bakmış ve parmağıyla diğerini işaret etmiş, bu daha güzel. Yahu diğerinin tadına bakmadın ki demişler. Bundan daha kötü olamaz demiş…
**
Yaşadıklarımızla, karşılaştıklarımızla, hayata dair minimum ve maksimum seviyeler, değerler, kanaatler oluştururuz beynimizde. Düşüncelerimizin oluşmasında belirlediğimiz alt ve üst sınır etkili ve etkendir. Koşuşmalarımızda da yorumlamalarımızda da bu çizgiye göre, alt ve üst sınırlara göre fikir beyan ederiz, yaratılış formatımız, fıtratımız böyledir. Hayatımız boyunca iyi okur olmayı, doğru gözlemci olmayı savunuruz, savunurum ki, bakış açımız ve değerlendirmelerimiz doğru ve isabetli sonuca en yakın olsun. Bektaşi kıssasını ekleme sebebim budur, iyi, kötü, güzel, çirkin, faydalı, faydasız, lezzetli, lezzetsiz ya da çokça değerlendirme hallerimize mihenk oluşturabilecek bir kıssa.
Yaşadıkça farkında olmamız gereken bir diğer husus da ne yaparsak yapalım, ne kararlar verirsek verelim, mutlak bir etkileşim halkası oluşturmaktayız. An gelir bizi taklit edip örnek alan kişi bir, iki kişide kalır. Bir başka süreç de sayısı üç, beş kişi olur an gelir bin, milyonlara çıkar. İnsan yaşamı boyunca tam inzivayı, sıfır etkileşimi yapamaz, başaramaz, hayat koşullarımız bu şekle uygun değildir. Nihayetinde bilmemiz gereken, aldığımız kararlar, tercihler, seçimler sadece kendimizi etkiler yanılgıdır.




















