Kadın olmak… Nedir gerçekten?
Güzel olmak mı? Saçını süpürge etmek mi?
Yoksa sessizlik olduğunda “Kız doğdu herhalde…” klişesiyle hiçlik yüklemek mi kutsal kadına?
Birini akılsız bulduğumuzda “Kadın ol!” demek yerine, erkeği yücelten bu toplumda “Adam ol!” demek mi gerek aslında?
Kadın olmak, yalnızca reyting uğruna değersizleştirilen, basitleştirilen bir obje mi?
Boşandığı eşi tarafından sokak ortasında dövülmek mi, yoksa katledilmek mi?
Bunca asılsız yargıya, değersizleştirmeye, kadını yok sayan zihniyete rağmen, kadın dünyanın en mücadeleci ve en kararlı varlığıdır.
Ne kadar engel koyulursa koyulsun, dağları aşmaya kararlıdır.
Ne denirse densin, kulaklarını tıkayıp inandığı yolda yürümeye devam eder.
Anadır, bacıdır, evinin hanımıdır, fedakardır…
Tüm dünyayı sırtlamış, nefes nefese de olsa hedefine ulaşandır.
Kadın olmak zordur bu topraklarda.
Ama ne büyük bir çelişkidir ki, bu aynı topraklar, kadını kutsal sayan, tanrıçalaştıran en eski medeniyetlerin beşiğidir.
Bu topraklar, Milli Mücadele’nin kahramanları Halide Edib Adıvar’ın, Çete Ayşe’nin, Şerife Bacıların topraklarıdır.
Bu topraklar, dünyanın birçok ülkesinden önce kadına seçme ve seçilme hakkı tanıyan topraklardır.
Bu topraklar, bebeğinin kundağıyla mermileri saran, üç aylık bebeğini bırakıp cepheye koşan Nene Hatunların topraklarıdır.
Ve yine bu topraklar, kendi kahraman kadınlarını unutan, hafızasını yitirmiş bir zihniyetin de içindedir…
Kadını hiçe sayan, kadına kurşun sıkan, kendini var edenin bir kadın olduğunu bile idrak edemeyen cahil bir kesimin nefes aldığı topraklardır…
Bu topraklar diyorum…
Babadolu değil, Anadolu!
Ah, keşke şu topraklar dile gelse de bir kez daha anlatsa Türk kadınının kim olduğunu!
Kadını bir obje gibi gören zihniyete, kadının neden yok sayılamayacağını haykırsa!
Sesimizi yükseltsek, anlatabilsek, eğitebilsek insanlığı…
Ama biliyorum ki, yine kadınlar değiştirecek bu dünyayı.
Tüm duygusallığı, tüm şefkati, tüm insani taraflarıyla…
Duygusaldır kadın, ama insan olmanın temel şartı değil midir duygu ve vicdan sahibi olmak?
Kadını yok sayanlar bilmeli ki, hiç olan kadın değil, kadını hiçe sayanlardır.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!
Halkla İlişkiler Ve Tanıtım Uzmanı
Yazar
Feryal Kır






















